|
 Türküyü çeşitli halk şiirlerinin müzikle ifadesidir diye özetlersek, Azeriler bizim türkü dediğimizi mahnı olarak adlandırmaktadırlar. Bizde olduğu gibi Azerilerde de mahnılar kendi arasında gruplara ayrılır. Kırık hava tarzındakilerin bir kısmı mahnı, bir kısmı da tesnif olarak adlandırılır. Tesnif makam yerine de kullanılır, Şur Tesnifi, Segâh Tesnifi gibi. Tesnifle mahnı arasındaki fark, tesniflerin makam kurallarına daha çok riayet etmesi, mahnıların ise aşk ve sevgi üstüne söylenmiş olmasıdır. Mugam: (Muhammad) Azeriler de bizim uzun havaların karşılığı olarak kullanılmaktadır. Komple serbest olan mugamlar olduğu gibi, şan bölümü serbest, ezgi başında ve dörtlükler arasında ölçülü biçili çalgısal nağmeler içeren mugamlar da vardır. Bunlara Zerp Mugam denmektedir. Azeri müziğindeki deyişmeler ise Anadolu'daki âşık atışmaları, Karadeniz yöremizdeki atma türküler- karşılıklı mani atışması gibi değerlendirilebilir. Azeri Halk Müziği'nde anonim olan tesnif ve mahnılar olduğu gibi beste olanlar da vardır. Azerbaycan'da bestecilik 1930'lu yıllardan beri süregelmektedir. Belki de ülke halk müziğini güzel kılan özelliklerden biri de; bestecilik müessesesinin bize göre çok erken başlamış olmasıdır. Çok erken başlayan bu olgu, hem musiki kalitesini, hem de söz kalitesini oldukça yüksek tutmuş, kaliteyi yakalamakta besteler önemli bir rol oynamıştır. Ülkemizde ise; şimdiye kadar hep anonim olma özelliği aranmış, beste türküler gaile alınmamıştır. Çeşitli zamanlarda giren Azeri halk mahnıları anonim olarak değerlendirilmiş, derlenmiş, bestecisi belli olanlar bile TRT vasıtasıyla anonim olma özelliğine kavuşmuştur. Bu uygulama yanlıştır. Yanlış olduğu kadar da gülünçtür.
| Ülkemiz halk müziğinde, yıllardır kanayan yaralardan biri de beste ve anonimlik meselesidir. Zaman içinde bu konuyla ilgili yazılıp çizilmesine rağmen yine de bir karara bağlanamamıştır.
Ben de; kanayan bu yaraya az da olsa ışık tutmak, yetkili kurulların dikkatini çekmek için çalışmalar yapmış, bu çalışmaları Kültür Bakanlığı'nın düzenlemiş olduğu IV. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresinde (8-11 Mayıs 1991 Antalya) tebliğ olarak sunmuştum. Tebliğimde konunun üstünde durulması gerektiğini, yanlışlıkların düzeltilmesinin şart olduğunu ifade ederek, anonimlikle ilgili görüşleri de şöyle dile getirmiştim. Yazıyla ilgili olduğu için tebliği metninden o bölümü aynen aktarıyorum. "Halk müziğimizi meydana getiren türküler toplumumuzun aynasıdır. Bakıldığın da, acısı, sevinci, kederi, aşkı, gurbeti vb. unsurlar rahatlıkla görülebilir. Hasılı türkülerimiz halkın yaşayışının dile ve tele yansımasıdır. işte bu yansıma kaynağından çıktığı gibi kalmamış, halkın dilinde ve telinde nakış nakış işlenerek, özümlenerek, yorumlanarak yeni boyutlar kazanmış, çeşitli değişikliklere uğrayarak ferdiliklerini kaybetmişler, derleyiciler aracılığıyla da bizlere ulaşmışlardır. Türkülerimizin bu zaman dilimi içerisinde uğradığı değişiklikler Folklorik Oluşum dediğimiz (Anonim olma) evreyi meydana getirir. Folklorik oluşumun meydana gelmesinde en önemli faktör de iletişimin dil ve tel aracılığıyla gerçekleşmiş olmasıdır. İşte bu özellik ferdi olan türkülerimizin anonim olmasını sağlamış, anonimlik ilkesi de türkülerimizin vazgeçilmez unsuru olmuştur."
Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisinin 6. cildinin 1482. sayfasında Sn. Nida Tüfekçi'nin hazırlamış olduğu halk müziğinin özellikleri şu şekilde sıralanmış: "1-Sahibinin bilinmemesi. 2-Halk tarafından benimsenip onun ifadesine bürünmüş olması. 3-Kulaktan kulağa verilmek suretiyle hayatını sürdürmesi. 4-Gelenek haline gelmesi. 5-Zaman içinde derin bir geçmişi olması. 6-Halkın ortak malı olması. 7-Mekân içinde yaygın olması. 8-Yöresel dil ve müzik özelliklerini bünyesinde taşıması. 9-İddiasız olması. 10-Kişisel yapım olmaması. Rahmetli Nida Tüfekçi'nin bu tespitleri, anonim olan türkülerimizin kıstasları."
Anonim türküler konusunda Hügo Riemann, İngiliz Bireniers'n, ingiliz Part'ın Fransız Michelle Brenne de Nida Tüfekçi'nin görüşünde birleşmektedir. Demek ki; bir türkünün anonim olması için yukarıda sıralanan tespitlere uyması gerekmektedir. Ayrıca: Sahibinin belli olmaması (1), halkın ortak malı olması, (6) kişisel yapım olmaması (10) gibi özellikler anonim türkülerin değişmeyen kurallarıdır. Anonim bir türküde bu üç özelliğin muhakkak bulunması gerekir. Tespitler doğrudur. Zaten buna hiç kimsenin bir şey dediği yoktur. Denilen o ki; anonim türkülerin yanında beste türkülerin de olmasıdır. Maalesef Türkiye'de, anonim bir türküden ayırt edilmeyecek özelliklere sahip beste türkünün, beste olduğunu söylemek repertuvar kurulundan geçmesine engel oluyor. Gerekçe; türkünün yaratıcısının belli oluşudur. Ama türkünün beste olduğu bilinmezse repertuvar kurulundan geçebiliyor. İşte mesele burada, bu aldatmacada.
Bizim amacımız da bu aldatmacanın kaldırılması, beste türkülerin anonimmiş gibi gösterilerek repertuvar kurullarından geçmesidir. Bu konuyu tebliğ haline getirip sunduğumda ülkemizde beste olup da anonimmiş gibi gösterilen ezgilerden bahsetmiş, popülerlik kazanmış birkaç türküyle de örneklemiş, uygulamanın yanlış olduğunu beyan etmiştim. Uygulamada bir değişiklik olmadı. Ama biz buna rağmen şimdi de Türkiye'deki beste olan Azeri türkülerin ülkemiz sınırları içerisinde derlenerek anonim bir kimlik kazandığını, konuyla ilgili tespitlerimizi açıklayarak ilgililerin meseleyi yeniden gözden geçirmesi hususunda iyi dileklerimizi dile getireceğiz. Türkiye de yayınlanan, anonim olmadığı halde anonimmiş gibi gösterilen, beste mahnılara geçmeden önce kısaca Azeri Halk Müziği'nin özelliklerinden bahsedelim. Türküyü çeşitli halk şiirlerinin müzikle ifadesidir diye özetlersek, Azeriler bizim türkü dediğimizi mahnı olarak adlandırmaktadırlar. Bizde olduğu gibi Azerilerde de mahnılar kendi arasında gruplara ayrılır. Kırık hava tarzındakilerin bir kısmı mahnı, bir kısmı da tesnif olarak adlandırılır. Tesnif makam yerine de kullanılır, Şur Tesnifi, Segâh Tesnifi gibi. Tesnifle mahnı arasındaki fark, tesniflerin makam kurallarına daha çok riayet etmesi, mahnıların ise aşk ve sevgi üstüne söylenmiş olmasıdır. Türk müziğine yakın olmasına rağmen daha çok; 3, 4, 6, 9 zamanlı usuller kullanılır. Halk çalgılarında; tar, kemança, nağra, garmon, balaban ve kaval ilk sırada yer alır. Gelen ekiplerde gördüğümüz kadarıyla klârnet ve akordeon da halk sazları arasına girmiştir. Bizdeki makamların çoğu kullanılmakla beraber, halk müziği 7 ana makamda toplanmaktadır. (Çargah rast, şur segah,bayati, şiraz şuşter, hümayun) En çok şur ve segâh makamı işlenmiştir. Klâsik Musikiye "meclisi" halk müziğine ise "âşık müziği" denir. Azerilerde de klâsik müzikle halk musikisi çeşitli farklılıklar göstermektedir. Ülke halk müziğinin yapılanması, derlenip toparlanması, prensiplerinin belirlenmesi Üzeyir Hacıbeyli tarafından gerçekleştirilmiştir. Bizim halk müziğimizde Sarısözen ne ise Azeriler içinde Hacıbeyli öyledir. Mugam: (Muhammad) Azeriler de bizim uzun havaların karşılığı olarak kullanılmaktadır. Komple serbest olan mugamlar olduğu gibi, şan bölümü serbest, ezgi başında ve dörtlükler arasında ölçülü biçili çalgısal nağmeler içeren mugamlar da vardır. Bunlara Zerp Mugam denmektedir. Azeri müziğindeki deyişmeler ise Anadolu'daki âşık atışmaları, Karadeniz yöremizdeki atma türküler- karşılıklı mani atışması gibi değerlendirilebilir. Azeri Halk Müziği'nde anonim olan tesnif ve mahnılar olduğu gibi beste olanlar da vardır. Azerbaycan'da bestecilik 1930'lu yıllardan beri süregelmektedir. Belki de ülke halk müziğini güzel kılan özelliklerden biri de; bestecilik müessesesinin bize göre çok erken başlamış olmasıdır. Çok erken başlayan bu olgu, hem musiki kalitesini, hem de söz kalitesini oldukça yüksek tutmuş, kaliteyi yakalamakta besteler önemli bir rol oynamıştır. Ülkemizde ise; şimdiye kadar hep anonim olma özelliği aranmış, beste türküler gaile alınmamıştır. Çeşitli zamanlarda giren Azeri halk mahnıları anonim olarak değerlendirilmiş, derlenmiş, bestecisi belli olanlar bile TRT vasıtasıyla anonim olma özelliğine kavuşmuştur. Bu uygulama yanlıştır. Yanlış olduğu kadar da gülünçtür. İşte bu uygulama sonunda ortaya çıkan gülünç durumu Sn. Salih Turhan'ın tespitlerinden aktaralım: "Bahçalarda barım var türküsü derleme şartlarına göre yanlış kategoriye tabi tutulmuştur. O günkü uygulamaya göre beste türküler kabul görmediği için Sn. Erkan Sürmen (TRT Ankara Radyosu THM sanatçısı) haklı gerekçeyle kılıf uydurup, Elazığlı Fatih Kısaparmak'ı kaynak kişi gösterip ezginin özelliğinden dolayı adı geçen türküyü Iğdır repertuvarına dahil ve tescil ettirmiştir. Dahası türkü ödüle layık görülmüş, (Yılın türküsü seçilmiş) Fatih Kısaparmak'ta bu zaaf karşısında bıyık altından gülerek ödülünü almıştır."
Görülüyor ki: Bestesi Fatih Kısaparmak'a ait bir türkü; besteci kaynak kişi, yöresi de Iğdır gösterilerek repertuvar kurulundan geçiriliyor, (TRT, THM no: 2579) anonim türküler kervanına katılarak yılın türküsü seçiliyor. Kaynak kişisi yani bestecisi de ödül alıyor. Eğer bir gün başka bir Azeri beste böyle bir kılıfla TRT repertuvar kurulundan geçer, yılın türküsü de seçilirse, türkünün Azerbaycan'daki bestekârı amiyane tabirle havasını alacak, türküyü Türkiye'de derleyen ve kaynak kişi de ödüle layık görülecektir. Ne büyük yanlışlık, büyük aldatmaca. Demek ki: Yanlış uygulamalar ve değerlendirmeler ortaya affedilmeyecek hataların çıkmasını sağlıyor. Eğer beste türküler ayrı bir kategoride değerlendirilmiş olsaydı, sanırım bu tür yanlışlıklar yaşanmayacaktı. İşte bu aldatmacayı, yanlışlığı tespit edenlerden Sn. Yalçın Tura, "Türk Musikisinin Meseleleri" adlı kitabında: "Ne yazık ki, bilhassa 1940'lardan sonra bu iddia, böl ve hükmet görüşünün ajanları ve yardakçıları tarafından bol bol işlenerek masum zihinler bulandırılmış ve suni bir halk musikisi icrası, bilhassa radyonun da yardımıyla yaygınlaştırılarak yeni ve ayrı bir tür haline getirilmiştir. Halkın musiki ve zevki üzerinde son derece menfi tesirler yapan bu cereyan, giderek çözülmesi müşkül bir mesele haline gelmiştir. Folklor malzemesi ile ciddi sanat mahsulü arasındaki fark gözden kaybedilmiş, giderek tükenen repertuvar, yeni bestelerin derleme gibi sunulmasıyla şişirilmeye çalışılmış, hatta bestekârı bilinen, dış kaynaklı yeni mahnılar, Kars folklorundan örnekler yutturmacısıyla radyo mikrofonlarına getirilmiş, Kolhoz kahramanı Süreyya için bestelenen şarkı Doğu Anadolu türküsü yapılmak istenmiştir."
diyerek tespitlerimizle ve ülkemizdeki Azeri türkülerle ilgili düşüncesini böyle özetlemiştir. Yurdumuzda Azeri türküler uzun bir müddettir yayınlanmakta. Bunların içinde anonim olan mahnılar olduğu gibi bestecileri belli olan mahnılar da bulunmaktadır. Şimdi bestecisi belli olan, Türkiye'ye çeşitli vesilelerle giren ve de çeşitli kişiler tarafından derlenen üstelikte popüler olan beste Azeri türkülerden birkaç örnek verelim. 1. Örnek: Bulak Üste Duran Güzel Yöresi: Azerbaycan Kaynak kişi: Bülbül Mehmetoğlu Derleyen: Can Etili Derleme tarihi: - Notalayan: Can Etili Repertuvar sıra no: 1947 Bu türkü Sn. Can Etili tarafından derlenmiş, TRT kayıtlarına geçen sözler aynen aşağıya çıkarılmıştır. 1 Bulağ üste duran gözel Ellerinde gül oynasın Sineme oh vuran gözel Sen dur oyna el oynasın Ellerinde gül oynasın Bağlantı Ay gız ay gız el oynasın Ellerinde gül oynasın 2 Ne garadır gözün senin Lâle kimi özün senin Bal kimi de sözün senin Dodah gülsün dil oynasın " " " Bağlantı 3 Elesker'im vaz eyledi Kış günümü yaz eyledi Gaş altında göz eyledi Sen dur oyna el oynasın Ellerinde gül oynasın Bağlantı Türkünün orijinal sözleri ise aşağıdaki gibidir: "Bulağ üste çıhan gözel Ellerinde gül oynasın Maral kimi bahan gözel Oyna ince bel oynasın Bağlantı Ay gız sen oyna ince bel oynasın Ağ üzünde üzünde tel oynasın 2 Ne garadır gözün ay gız Bir güneşdir yüzün ay gız Tükenmesin sözün ay gız Dudağ gülsün dil oynasın Bağlantı 3 Bahışında neler vardır Könlüm ondan haberdardır Seven aşığ intizardır Dur sen oyna el oynasın 4 Ay gız seyre çıgah yene Gurban nağme desin sene Benövşeni tah sinene Ağ üzünde tel oynasın " Bizim tespit ettiğimiz yazılı kaynaklarda ezginin söz ve müziğinin Âşık Gurban Sadıkov'a ait olmasına rağmen, TRT kayıtlarında sözler Elesker'e ait olarak görünmektedir. İncelendiğinde orijinal sözlerle arasındaki farklılıklar hemen göze çarpacaktır. 2. Örnek: Dost Bakında Açılıp Gül Yöresi: Iğdır Kaynak kişi: Yusuf Yıldırım K.Çiftçi, N. Ergin Derleyen: Neriman Tüfekçi Notalayan: Neriman Tüfekçi Repertuvar sıra no: 1758 Bu türküde Azeri türkülerin usta yorumcusu Sn. Neriman Tüfekçi tarafından derlenmiş ve notaya alınmıştır. TRT kayıtlarında yukarıdaki detay bilgilerle geçen türkü Azerbaycanlı besteci Reşit Şefeg'indir. Türkünün orijinal sözleri ise aşağıdaki gibidir. 1 Göy göllerde üzer gazlar Laçin ay vurup tükünü tozlar Deste deste gelir gızlar Gelir ay nazlana nazlana Bağlantı Mehribanım gül oğlan Dur oyna çal oyna Geşeng oğlan gözel gız dur oyna Gözel oğlan geşeng gız çal oyna 2 Dost bağında açılmış gül Sarılmışdır güle bülbül Gızlar saçmış teline gül Gelir ay nazlana nazlana Bağlantı 3 Dost bağında biter alçalar Tez çiçekleyer yeter alçalar Toylarımızda beyle gayda var Gızlar oynar oğlanlar el çalar Oğlanlar oynar gızlar el çalar TRT repertuvarındaki sözler ise aynen aşağıdaki gibidir: 1 Dost bağında açılıp gül Güle sarılıptı bülbül Gızları tahıp teline gül Gelir sallana sallana Bağlantı Mehribanım Mehriban Gel oyna gül oyna Gözel oğlan gözel kız sen oyna 2 Dost bağında var alçalar Tez çiçeklener alçalar Toylarımız da gaydalar Oğlan çalar kızlar oynar Bağlantı Şimdi örnekleyeceğimiz ezgi de 70'li yıllarda sanırım Sn. Arif Sağ tarafından piyasaya sürüldü. Hüri Sapan tarafından da popüler yapıldı. Belki filmi de çevrildi. Bilemiyorum. Daha sonra çeşitli sanatkârlar tarafından okundu, halâ da okunmaktadır. "Ellerini çekip benden Yârim bugün gider oldum" diye başlan bu ezgi Unkapanı piyasasında, MESAM da kimin üstüne kayıtlıdır bilemiyorum. Ama bildiğim: Söz ve müziğinin Azeri besteci Elekber Tegiyev'e ait olması, asıl sözlerinden çok farklı olarak Unkapanı piyasasına sürülmesi, fantezi müziğin de Azeri ezgilerden nasibini almış olmasıdır. Ezginin orijinal sözleri şöyledir: 1 Ellerini üzüp menden Yârim bugün gider oldu Can deyip can eşiderdik Bu ayrılık neden oldu 2 Gızıl gülem bes neyem men Bülbülem gafesdeyem men Gezirem men gemli gemli Gören deyir hesdeyem men 3 Öz eşgimle dileyimle Ayrı düştüm illerle men Ancak senden ayrı gezen Ürek değil beden oldu Can deyip eşiderdik Bu ayrılık neden oldu Tespit edebildiğim kadarıyla aslından çok şeyler kaybeden sözler Türkiye'ye uyarlanmış şekliyle aşağıdaki gibi okunmaktadır. Ellerini çekip benden Yârim bugün gider oldu Hem sever hem sevilirdik Bu ayrılık neden oldu Nakarat Yar aşkıyla yana yana Ayrı düştüm ellere ben Ama senden ayrı gezen Yürek değil beden oldu 2 Yandı yürek kebap oldu Gül bahçemde hezan oldu Ben hiç senden ayrılmazdım Bu ayrılık neden oldu Nakarat Halk müziği repertuvarımıza Kerkük'ten de türküler girmiş, maalesef girenlerden birkaçı, bestecisinin belli olmasına rağmen Azeri türküler gibi onlarda anonim türküler kervanına katılmıştır. İşte örnekleri: 3. Örnek: Mektup Yazdım Yâre Almadı Yöresi: Kerkük Kaynak kişi: İbrahim Terzi Derleyen: Banttan yazıldı Derleme tarihi: - Notalayan: Azize Gürses Repertuvar sıra no: 3414 Bu türkünün söz ve müziği Kerküklü yöre sanatçılarından Hüseyin Tuzlu'ya ait olmasına rağmen yukarıdaki detay bilgilerle TRT repertuvar kayıtlarına geçmiştir. 4. Örnek: Esmerim Güzel Esmer Yöresi: Kerkük Kaynak kişi: Abdurrahman Kızılay Derleyen: Ali Canlı Derleme tarihi: - Notalayan: Ali Canlı Repertuvar sıra no: 3143 TRT, THM repertuvarının 3143 numaraya olan kayıtlı olan bu türkünün sözleri Mehmet İzzet Hattat'a, bestesi ise Kerküklü sanatçı Abdurrahman Kızılay'a aittir. Yukarıdaki detay bilgilerle kayıtlara geçerek bu türkü de anonim olmuştur. Yukarda detaylarıyla verdiğimiz beste Azeri ve Kerkük türkülerinin dışında TRT repertuvarına girerek anonimleşen, kaynak gösterilerek derlenen tespit edebildiğimiz diğer türkülerin listesi de aşağıya çıkarılmıştır. Ana can bağrımı gan eylemişem men: TRT THM repertuvar sıra no 1375, Bestesi Süleyman Eleskerov'a aittir. Perşembe gününde çeşme başında: TRT THM repertuvar sıra no 3550, Bestesi Âşık Alesker'e aittir. Seher seher seyre vardım: TRT THM repertuvar sıra no 2427, bestesi Âşık Abdullah Cahan'a aittir. Bayram gelir elime elimize: TRT THM repertuvar sıra no 2741, bestesi Fikret Emirov'a aittir. Size selâm getirmişem: TRT THM repertuvar sıra no 2525, bestesi Ali Selimi'ye aittir. Özüne özüm gurban: TRT THM repertuvar sıra no 153 olan bu türkünün de bestesi Adil Geray'a aittir. Kimin ağrıyır canı (Çay Çay): TRT THM repertuvar sıra no 1332, bestesi Emin Sabitoğlu'na aittir. Gara gözün ay badam: TRT THM repertuvar sıra no 1483, bestesi Tevfig Guliyev'e aittir. Seher vakti sen tarlaya gidende: TRT THM repertuvar sıra no 1801, bestesi Seyit Rüstemov'a aittir. Eziz dostum mennen küsüp incidi: TRT THM repertuvar sıra no 3889 olup bu türkünün bestesi Kulu Askerov'a aittir. Ayrılık (Fikrinden geceler yatabilmirem): TRT de okunmakla beraber henüz repertuvar kurulundan geçmemiştir. Bestesi Ali Selimi'ye aittir. Dağlar kızı Reyhan: TRT de okunmakla beraber çok popüler olmasına rağmen henüz repertuvar kurulundan geçmemiştir. Beste Fikret Emirov'a aittir. Bunların dışında: Evlerinde lâmbaları yanıyor, Aç aç kolların digel yanıma, Yanarım ağlarım / Güler oynarım ve Yazmalı gelin türkülerinin de bestesi Abdurrahman Kızılay'a aittir. TRT de yayınlanmakla beraber henüz repertuvardan geçmemiştir. Sonuç Bizim tespitlerimizden anonim türkülere karşı olduğumuz, kabul etmediğimiz sonucu çıkarılmamalıdır. Zaten tanıyanlar şahsım için böyle bir yakıştırma yapamazlar. Zira ben türkü sevdalısı biriyim. Hele de anonim türkülere. Hiçbir müzik eğitimi almamış halkımızın türkülerdeki duygu, melodi, usul zenginliğini gördükçe hayranlığım ve sevdam bir kat daha artmaktadır. Amacım yapımcısı belli olan türkülerin anonim olarak sunulması sonucunda ortaya çıkan aldatmacanın kalkmasıdır. Beste; türkü formunun özelliklerine sadık kalmış, söz ve müzik bakımından forum özelliklerini bünyesinde taşıyor, uçkur peşkir havası cinsinden değilse, değerlendirilmeli, türküler bestecisinin ismiyle yayınlanmalıdır. Uygulama böyle yapıldığında, derleyiciler de beste olan türkülere anonim kılıfı uydurmaktan vazgeçecek, yıllardır süre gelen beste ve anonimlik aldatmacası da böylece sona ermiş olacaktır. Kaynakça • Atılgan Halil: Halk müziğimizde Beste Ve Anonimlik meselesi. IV. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Bildirileri, Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları No: 166 Ofset Repromat Matbaası, Ankara 1992. • Nakip Dr. Mahir: Kekkük Halk Musikisin Tasnifi ve Tahlili, Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Yay.No: 158 Evren Ofset, Ankara 1991. • Namazaliyev Gafar: Azerbaycan Halk Türküleri - Mahnı ve Tesnifler 1993 Ank. (Haz. Salih Turhan) • Önaldı Doç. Dr.fienel: Türk Halk Musikisi Ansiklopedisi, Afa Matbaacılık, İstanbul 1966. • Özaydınlı Dr. Erol: Azeri Türküler, Ertur Matbaası, İstanbul. • Tura Yalçın: Türk Musikisin Meseleleri Pan Yayıncılık, İstanbul 1988. • Turhan Salih: Azerbaycan Halk Türküleri (Mahnıları) ile ilgili Tespit ve Düşünceler Anadolu Folkloru Dergisi Cilt 3 Sayı 24 (Nisan Mayıs-Haziran) sayfa 888. • Turhan Salih: Kerkük Türküleri, Yüksek Öğr. Kurulu Mat. Ankara 1991. TRT THM Repertuvarı Kaynak Kişiler • Doç. Dr. Hamit Vekilov: Azerbaycanlı Kültür Bakanlığında tar sanatçısı. • Kızılay Abdurrahman: 1940 Kerkük doğumlu, Kerkük türkülerinde kaynak kişi ve besteci |