Iddias “Kültür, varlığımızın yapısını (ilişkilerini) belirleyen, sosyal bir süreçle öğrendiğimiz uygulama ve inançların, maddi ve manevi öğelerin birliğidir.”  -Sapir- Template
Template Bugün: 11 03 2010 Template

Anket

Online

Şuan 15 konuk çevrimiçi

Üyelik Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

RSS Servisi

 
 
A. Yılmaz Soyyer: Amerikan Bektaşiliği PDF Yazdır E-Posta
10 08 2008

A. Yılmaz Soyyer

Arnavut Bektaşiler Yunan ve İtalyan işgali, bunu takiben de Bektaşiliğin önce tamamen siyasallaştırılıp sonra yasaklanacağı Komünist sistem içerisinde ayakta kalmaya çalıştılar. Bu süreçte, Bektaşi tekkesinin duvarına Stalin'in fotoğraflarını asan "dedebabalar(!)" bile çıktı. Ancak Tito'nun Sosyalist Yugoslavya'sında kısmen daha rahat faaliyette bulunan Bektaşi toplulukların ayin, erkân ve ibadetleri, kendileri Türk kökenli olmasalar da Türkçe olarak devam edegeldi.

Bektaşilik bir kültür ocağı olarak Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında faaliyette bulunup, yerleştiği topraklarda bir taraftan tasavvufun, diğer taraftan ise Türk kültürü ve özellikle de Türkçe'nin yeşerip yayılmasını sağlıyordu.

Bektaşilik Hacı Bektaş Veli'nin Makalatı, Pir Sultan Abdal'ın, Şah Hatai'nin şiirleri ve Balım Sultan erkânnamesiyle sistemleşen Türkçe ayin-i cemleriyle, yayıldığı yerleri bir tür "Türkçe kültür çevresi" haline getiriyordu.

Bu durum, Bektaşiliğin 1826 yılında yasaklanmış olmasına rağmen 1950'li yıllara kadar devam etti.

Mısır Kasru'l-Ayn'daki Kaygusuz Sultan Bektaşi Tekkesi, Kral Faruk'un tahttan devrilişine kadar Türkçe ayin yaptı. Dergâhın son ve son derece ünlü şeyhi Ahmed Sırrı Dede, çevresinde çok önemli bir kültür kaynağı olarak vazife görmekteydi.

Mısır'ın dışında Rumeli'de –bugün maalesef Balkanlar deniliyor– yayılıp yaygınlaşan Bektaşi tekkeleri de birer Türkçe kültür çevresi halindeydiler. Özellikle bugün Kosova ve Makedonya adı verilen bölgeler günümüze kadar bu özelliklerini devam ettirdiler.

* * *

Türkiye'de bütün tekkeler kapatılıp, Bektaşiliğin Babagan kolunun dedebabası Niyazi Dedebaba Arnavutluk'a göçmek zorunda kalınca, bu kolun ikiye ayrılma süreci de başlamış oluyordu.

Recep Ferdi Baba / Baba Rexheb
Frances Trix: 'Spiritual Discourse, Learning with an Islamic Master'
Selim Ruhi Baba
Detroit Bektaşi Tekkesi (1991)
Arnavut Bektaşiler Yunan ve İtalyan işgali, bunu takiben de Bektaşiliğin önce tamamen siyasallaştırılıp sonra yasaklanacağı Komünist sistem içerisinde ayakta kalmaya çalıştılar. Bu süreçte, Bektaşi tekkesinin duvarına Stalin'in fotoğraflarını asan "dedebabalar(!)" bile çıktı.

Ancak Tito'nun Sosyalist Yugoslavya'sında kısmen daha rahat faaliyette bulunan Bektaşi toplulukların ayin, erkân ve ibadetleri, kendileri Türk kökenli olmasalar da Türkçe olarak devam edegeldi. Örneğin 2006'da vefan eden Kalkandelen'deki Harabati Baba Tekkesi babası Tahir Baba çok güzel Türkçe konuşurdu. Bugünkü Arnavut Devleti vatandaşı baba Edmond Brahimaj ise hiç Türkçe bilmemektedir. 

* * *

Türkçe kültür çevresi geleneğinin temsilciliğini 1940'lardan sonra A.B.D'ye yerleşerek Bektaşiliği sürdüren Recep Ferdi Baba sürdürmüştür.

Selim Ruhi Baba'nın yeğenidir ve tasavvufi eğitimini dayısından görmüştür. Recep Baba medrese mezunudur, Türkçe'nin yanı sıra Arapça ve Farsça da bilmektedir. 24 yaşına geldiğinde evlenmeme yemini anlamına gelen mücerretlik erkânı güderek, Bektaşiliğin en katı biçiminde dervişliğini sürdürme kararı almıştır.

1941'de Arnavutluk işgal edilir ve Türkiye'den göçen Salih Niyazi Dedebaba İtalyanlar tarafından öldürülür. Recep Baba İtalyan işgalinden sonra başlayan komünist yönetimde yaşamamak için 1948'de İtalya'ya mülteci olarak sığınır. 1952'de ise kardeşi Zeynep hanımla birlikte A.B.D'de Detroit'e yerleşir. 1953 yılında, Arnavutluk komünist yönetimde olduğundan, hem Rumeli hem Anadolu Bektaşilerince saygıyla karşılanan Kahire Kaygusuz Sultan Tekkesi mürşidi Ahmed Sırrı Dedebaba'dan babalık icazeti alır ve Detroit'te bir Bektaşi tekkesi kurar.

Recep Ferdi Baba Amerika'daki tekkesinde uyguladığı eğitimi Türkçe yapmaktadır. Bu konuda antropolog Frances Trix'in "Spiritual Discourse, Learning with an Islamic Master" adlı kitabı bize ışık tutmaktadır. Muhabbet sofralarında, Şah Hatai'nin ve Yunus Emre'nin Türkçe şiirleri okunarak, yine bu dili de bilmekte olan Arnavut dervişlere Türkçe açıklamalar yapılmaktadır. 1995'te Hakk'a yürüyünceye kadar bu durum devam edecektir.

Recep Ferdi Baba Hakk'a yürüdükten sonra kısa bir süre için Detroit Bektaşi Tekkesi'nin postuna Türkiye Bektaşilerinden Mustafa Eke Dedebaba'dan icazetli Flamur Şkala Baba geçer. Ancak aşırı milliyetçi Arnavutlar Şkala Baba'nın mürşidliğini kabul etmezler. Yerine 100 yaşındaki Arşi Baba'yı geçirirler.

Bugün Amerikan Bektaşiliğinin tek yuvası, tekkeyi siyasi bir korunak haline getirmek isteyen Arnavutların faaliyet alanı haline gelmiş bulunmaktadır.

Diğer yazıları

 
< Önceki   Sonraki >
 
Template Template Template
© 2010 kanalkultur.com
Joomla is Free Software released under the GNUGPL License.