Iddias “Çok zeki; ama zekasını kullanmasını bilmediğimizi anlamak için dünya tarihine bakmamız yeterli”  -Ho Chan Lee- Template
Template Bugün: 20 03 2010 Template

Anket

Online

Şuan 9 konuk çevrimiçi

Üyelik Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

RSS Servisi

 
 
A. Yılmaz Soyyer: Naim Fraşeri (25 Mayıs 1846 - 20 Ekim 1900) PDF Yazdır E-Posta
27 07 2008

A. Yılmaz Soyyer

Naim Fraşeri'nin Kerbela isimli 24 bölümlük mersiyesi, ilk kez 1898 yılında yayınlanmıştır. Dini gibi görünmekle birlikte siyasi bir karşı koyuş olan bu eserinde Naim Fraşeri, Doğu'nun geleneksel temalarından yararlanarak aydınlanmacı, hümanist, özgürlükçü düşünceler ortaya koymuştur. O, bu şiiriyle İmamın yani Hz. Hüseyin'in adaletini yüceltmiş, zalimin, yani Yezid ve takipçilerinin adaletsizliğine karşı çıkmıştır. Bu mersiye, aslında Arnavutlarla Osmanlıların savaşına göndermelerde bulunmaktadır. O'na göre bu savaşı, adaletin yanında yer alan Arnavutlar kazanacaktır. Bu mersiye dinin ideolojileşmesinin en güçlü örneklerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Arnavutluk'ta dini ideolojileştirerek Osmanlı Devleti'nden koparma sürecini başlatan şair, ülkesinin önce Bulgar, sonra Yunan ve en sonra ise İtalyan işgallerinde perişan oluşunu görmeden İstanbul'da vefat etmiştir. Hem bu işgaller döneminde hem de sonraki Komünist süreçte Arnavutluk'ta en büyük zulmü mensubu bulunduğu Bektaşilik görmüştür.

Milliyetçiliğin bir dinamo haline gelişi bence 19. yüzyılın en önemli olaylarından biridir.

Yirminci yüzyıl ortalarına kadar kendisini bütün şiddetiyle göstermiş bulunan bu akım hâlâ insan topluluklarını peşinden sürüklemeye devam etmektedir.

Osmanlı'nın işte bu milliyetçilik denilen hareketlendirici unsur tarafından parçalanışı tarihe kan ve gözyaşıyla yazılmıştır. Parçalanan imparatorluğun "bu devlet benim" diyen insanlarının yanı sıra "bu devlet benim değil" diyenler de bu kan ve gözyaşından hisselerine düşen payı uzun yıllar boyunca almışlardır.

Bir şair ve politikacı olarak Naim Fraşeri mensubu bulunduğu Arnavut toplumunun Osmanlı Devleti'nden ayrılması için mücadele veren öncülerinden biridir. Özellikle Arnavut alfabesinin Latin harflerinden oluşma mücadelesini veren bu edebiyat insanı, din dilinin de Arapça'dan kurtularak Arnavutça olmasını savunagelmiştir. Ancak Naim Fraşeri'nin en önemli özelliği Bektaşi oluşudur. Hayatının sonuna kadar Hacı Bektaş Veli'yi pir bilmiş ve geleneğe bağlı kalmıştır.

Bu Arnavut ayrılıkçısı şair, -herkesi hayrete düşürecek bir biçimde- Kamûs-ı Türkî'nin müellifi Şemseddin Sami'nin kardeşidir. Osmanlı Devleti, abisi Abdul Fraşeri ile birlikte Rumeli'de ayrılıkçı faaliyet gösteren Naim Bey'i (Osmanlı Arşiv belgelerinde Naim Bey denilmektedir) İstanbul'da zorunlu ikamete tabi tutarken Şemseddin Sami Beyi'de defalarca gözaltına almıştır. Türkçenin ilk sözlüğünü hazırlayacak kadar Türklüğe hizmet etmiş olan Şemseddin Sami'nin gözaltına alınışı Naim Bey'le kardeşlik ilişkisinin dışında hiçbir şeyle izah edilemez.

A. Yılmaz Soyyer: Naim Fraşeri (25 Mayıs 1846 - 20 Ekim 1900)
Naim Bey, Osmanlı Devleti tarafından şehir şehir telgraflar çekilerek toplatılan ünlü "Kerbela mersiyesi"nin yazarıdır.

O, Kerbela Mersiyesi'yle iyiyle kötünün mazlumla zalimin, Hz. Hüseyin ile Yezid'in macerası altında Arnavut halkıyla Osmanlı Devleti'nin mücadelesini anlatmak istemiştir.

Bektaşi şairlerinden Melek Baba onu "Zemra e Shqipërisë, gurra e urtësisë, pishtar i vegjëlisë, shejtor i njerëzisë" / "Arnavutluğun kalbi, özgürlük meşalesinin taşıyıcısı insanlığın efendisi" olarak değerlendirmektedir.

Naim Fraşeri'nin Kerbela isimli 24 bölümlük mersiyesi, ilk kez 1898 yılında yayınlanmıştır. Dini gibi görünmekle birlikte siyasi bir karşı koyuş olan bu eserinde Naim Fraşeri, Doğu'nun geleneksel temalarından yararlanarak aydınlanmacı, hümanist, özgürlükçü düşünceler ortaya koymuştur. O, bu şiiriyle İmamın yani Hz. Hüseyin'in adaletini yüceltmiş, zalimin, yani Yezid ve takipçilerinin adaletsizliğine karşı çıkmıştır.

Bu mersiye, aslında Arnavutlarla Osmanlıların savaşına göndermelerde bulunmaktadır. O'na göre bu savaşı, adaletin yanında yer alan Arnavutlar kazanacaktır. Mersiyenin devamında Fraşeri birdenbire Kerbela'yı unutur ve milli konularda konuşmaya başlar. Arnavutça'nın gelişmesi, öğretim ve eğitim, Arnavutların birliği ve aralarında nezaketin, kardeşliğin geliştirilmesi konularına geçer.

A. Yılmaz Soyyer: Naim Fraşeri (25 Mayıs 1846 - 20 Ekim 1900)

Fraşeri'ye göre savaş dini kurtuluş anlamına geldiği kadar milli bağımsızlık anlamına da gelmektedir. Fraşeri bu destansı mersiyesiyle, şiirsel özlemleri üzerinde hükümler vermektedir. O, aynı yıl yayınlanan ve yine Osmanlı Devleti tarafından toplatılan "İskender Bey" isimli eserinde ise, Arnavutların Osmanlılara karşı mücadeleler veren milli kahramanı İskender Bey'i anlatmaktadır.

Bu mersiye dinin ideolojileşmesinin en güçlü örneklerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Arnavutluk'ta dini ideolojileştirerek Osmanlı Devleti'nden koparma sürecini başlatan şair, ülkesinin önce Bulgar, sonra Yunan ve en sonra ise İtalyan işgallerinde perişan oluşunu görmeden İstanbul'da vefat etmiştir. Hem bu işgaller döneminde hem de sonraki Komünist süreçte Arnavutluk'ta en büyük zulmü mensubu bulunduğu Bektaşilik görmüştür.

Diğer yazıları

 
< Önceki   Sonraki >
 
Template Template Template
© 2010 kanalkultur.com
Joomla is Free Software released under the GNUGPL License.