Iddias “Kültür, maddi ögelerin, davranışların, düşünce ve duyguların, simgelerden oluşan simgelere dayalı bir örgütlenmesidir.”  -White- Template
Template Bugün: 06 01 2009 Template

Anket

Online

Üyelik Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

RSS Servisi

 
 
Cemal Şener: Alevilik Nedir? PDF Yazdır E-Posta
27 06 2008

Cemal Şener: Alevilik Nedir? Karacaahmet Sultan Dergahı Yayınları: 7, İstanbul 2007, 112 S., ISBN 978-975-6954-13-2

Cemal Şener: Alevilik Nedir? Karacaahmet Sultan Dergahı Yayınları: 7, İstanbul 2007, 112 S., ISBN 978-975-6954-13-2

Aleviliğin Oluşum Tarihi

Ale­vi­li­ğin ta­ri­hi İs­lam'ın ilk dö­nem­le­ri­ne dek uza­nır. Hz. Mu­ham­met, sağ­lı­ğın­da ken­di­sin­den son­ra İs­lam dün­ya­sı­na ön­der­lik ede­cek ki­şi ola­rak Hz. Ali'yi gö­rü­yor­du. Hz. Ali, Hz. Mu­ham­met'den son­ra­ki ilk müs­lü­man­dı. Hz. Ali, pey­gam­be­rin am­ca­sı­nın oğ­lu ve bir­lik­te bü­yü­dü­ğü, kar­de­şi gi­bi sev­di­ği bir ki­şiy­di.

Hz. Mu­ham­met ve­fa­tın­dan ön­ce ba­zı ha­dis­le­rin­de ve çe­şit­li yer­ler­de yap­tı­ğı top­lan­tı­lar­da­ki ko­nuş­ma­la­rın­da ken­di­sin­den son­ra üm­me­ti­ne yol gös­te­re­cek ki­şi­nin, reh­be­rin, Ali ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­nin üs­tün­de du­ra­rak vur­gu­lu­yor­du.

Hz. Ali, Hz. Mu­ham­met'in ca­nı gi­bi sev­di­ği ve de­ğer ver­di­ği sağ ko­lu idi. Bu sev­gi­nin ve say­gı­nın en gü­zel ör­ne­ği­de Hz. Mu­ham­met'in çok sev­di­ği de­ğer­li var­lı­ğı sev­gi­li kı­zı Fat­ma ile Ali'yi ev­len­dir­me­siy­di.

Hz. Mu­ham­met'in er­kek ço­cu­ğu ol­ma­mış­tı. O'nun so­yu sev­gi­li kı­zı Fat­ma ve Ali ile olan ev­li­lik­ten ola­cak ço­cuk­lar ile de­vam ede­cek­ti. Ali'yi ken­di­sin­den son­ra müs­lü­man­la­ra ön­der­lik ede­cek en uy­gun ki­şi ola­rak gö­rü­yor­du. Hz. Mu­ham­met bir ha­di­sin­de: "Ulu­lar Ulu­su Al­lah, Pey­gam­ber­le­ri ay­rı ay­rı ağaç­lar­dan (soy­lar­dan) ya­rat­tı. Be­nim­le Ali'yi ay­nı ağaç­tan ya­rat­tı. Ağa­cın kö­kü be­nim, Ali dal­la­rı bu­dak­la­rı­dır. Fat­ma o ağa­cın ve­ri­mi­dir. Ha­san ve Hü­se­yin mey­ve­le­ri, Şia'mız da yap­rak­la­rı­dır. Kim bu ağa­cın dal­la­rın­dan bi­ri­ne ya­pı­şır­sa kur­tu­lur. Ya­pış­ma­yan he­lak olur."(1) der.

Hz. Mu­ham­met ce­ma­at­le soh­bet eder­ken ken­di­si­nin de in­san ol­du­ğu­nu bir gün bu di­yar­dan gö­çüp gi­de­ce­ği­ni ifa­de et­tik­ten son­ra ko­nuş­ma­sı­nı şöy­le sür­dü­rür: "Si­ze iki pa­ha bi­çil­mez şey bı­ra­kı­yo­rum. İl­ki Al­lah'ın ki­ta­bı, di­ğe­ri Eh­li­bey­tim. Si­ze Eh­li­bey­ti­me uy­ma­nı­zı öğüt­le­rim" de­dik­ten son­ra söz­le­ri­ni bir­çok ha­dis ki­ta­bın­da ye­ra­lan şu söz­ler­le sür­dü­rür. Eh­li­beyt'i ya­ni ken­di ai­le çev­re­si­ni kas­te­de­rek, "On­la­rın önü­ne geç­me­yin, ya­ni on­la­rın hü­küm­le­rin­den baş­ka bir hü­küm ver­me­ye kalk­ma­yın, yok­sa he­lak olur­su­nuz…"(2) der.

Cemal Şener: Alevilik Nedir? Karacaahmet Sultan Dergahı Yayınları: 7, İstanbul 2007, 112 S., ISBN 978-975-6954-13-2

Sunu

Eli­niz­de­ki ça­lış­ma ile Der­ga­hı­mız'ın ya­yın­la­dı­ğı ki­tap sa­yı­sı 15'e ulaş­mış bu­lu­nu­yor. Bun­la­rın 15'ide son beş yıl­lık yö­ne­ti­mi­mi­zin sı­ra­sın­da ger­çek­leş­ti. Bu el­bet sev­in­di­ri­ci bir olay. Bu ki­tap­la­rı ye­ni­le­ri iz­le­ye­cek­tir.

"Ale­vi­lik Ne­dir" ad­lı ki­tap­çı­ğı ya­zar Ce­mal Şe­ner ha­zır­la­dı. Bu ki­tap ile "CEP Kİ­TAP­LA­RI" de­ne­bi­le­cek ye­ni bir di­zi baş­la­tı­yo­ruz. Bu ki­ta­bı, bu di­zi­de çı­ka­cak ye­ni­le­ri iz­le­ye­cek­tir.

Eli­niz­de­ki ki­tap­çık, Ale­vi­ler'in ta­rih­le­rin­de­ki des­tan­sı yol­cu­lu­ğu özet­le­ye­rek si­ze ver­me­ye ça­lış­tı. Eser Ale­vi­li­ğin ren­gin­den ko­ku­sun­dan, ta­dın­dan bir ke­sit si­ze su­na­bi­lir­se, bir ta­dım­lık lok­ma ve­re­bi­lir­se ama­cı­na ulaş­mış ola­cak­tır.

Say­gı ve sev­gi­le­ri­miz­le

Ka­ra­ca­ah­met Sul­tan Der­ne­ği
Yö­ne­tim Ku­ru­lu
Ka­sım 2007, İs­tan­bul

Hz. Mu­ham­met bir baş­ka ha­di­sin­de de, "Ben il­min şeh­ri­yim, Ali ka­pı­sı­dır, şeh­ri di­le­yen ka­pı­ya gel­sin. Ben hik­me­tin şeh­ri­yim, Ali ka­pı­sı­dır, hik­me­ti di­le­yen ka­pı­ya gel­sin"(3) der.

Ge­ne Ali ile il­gi­li baş­ka bir ha­dis­le­rin­de de Hz. Mu­ham­met şöy­le di­yor: "Ali ben­den­dir ben on­da­nım, ben ki­min mev­la­sı ve­liyf-i em­ri isem, Ali'de onun mev­la­sı­dır. Ali in­san­la­rın ha­yır­lı­sı­dır. Kim bu­nu ka­bul et­mez­se, ger­çek­ten de ka­fir ol­muş­tur…" Hz. Mu­ham­met Kur'an-ı Ke­rim ve Hz. Ali iliş­ki­si­ni ise bir ha­di­sin­de şöy­le an­la­tı­yor. "Ali, Kur'an ile­dir ve Kur'an Ali ile; iki­si ha­vuz ke­na­rın­da be­nim­le bu­lu­şun­ca­ya ka­dar ay­rıl­maz­lar."(4) Ali'nin ki­şi­li­ği ile il­gi­li bir ha­di­sin­de ise; "Üm­me­ti­min en ile­ri ve ger­çek hü­küm ve­re­ni Ali'dir. Al­lah'ım o ne­re­ye dö­ner­se, ne­re­ye va­rır­sa O'nun­la be­ra­ber ol…" Hz. Mu­ham­met ken­di­sin­den son­ra ye­ri­ne Hz. Ali'nin gö­rev­len­di­ril­di­ği­ni bir baş­ka ha­di­sin­de şöy­le açık­lı­yor; "Ali be­nim bil­gi­min ka­pı­sı­dır; teb­li­ğe me­mur ola­rak gön­der­di­ğim şey­le­ri ben­den son­ra üm­me­ti­me bil­di­ren, açık­la­yan ki­şi­dir; O'nu din­le­yin…" ve "O'na baş­kal­dır­mak ni­fak…"(5) dır.

Hz. Mu­ham­met, Ebu Ta­lib'in evin­de­ki bir top­lan­tı­da, el­le­ri­ni Ali'nin omuz­la­rı­na ko­ya­rak şöy­le der: "İçi­niz­de bu be­nim kar­de­şim­dir, va­siym­dir, ha­li­fem­dir, ar­tık O'nu din­le­yin ve O'na ita­at edin." Hz. Mu­ham­met'in Hz. Ali'yi ken­di­sin­den son­ra ha­li­fe­si ola­rak dü­şün­dü­ğü­nü bir­çok kay­nak­ta gö­rü­yo­ruz. Hat­ta ge­le­cek­te ola­cak­la­rı ön­ce­den gör­müş­ce­si­ne ile­ri­de bu ko­nu­da bir hu­zur­suz­luk çık­ma­sı du­ru­mun­da Hz. Ali ta­ra­fı­nın tu­tul­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni bir ha­di­sin­de şöy­le be­lir­tir:

"Ben­den son­ra fit­ne (hu­zur­suz­luk) ola­cak­tır. Bu ol­du­mu, Ebu Ta­lib oğ­lu Ali ta­ra­fı­nı tu­tun. Çün­kü o ba­na ilk iman eden­di. Kı­ya­met­te­de be­nim­le ilk dost­luk ede­cek odur. O Sıd­dıyk-ı Ek­ber'dir. O bu üm­me­tin Fa­ruk'udur. O mü­min­le­rin ulu­su­dur, re­isi­dir."(6)

Hz. Mu­ham­met Ve­da Hac­cı'nda ken­di­sin­den son­ra ye­ri­ne Ali'yi ve­kil ta­yin et­ti­ği­ni şöy­le açık­la­mış­tır: "Ben ki­min mev­la­sı isem, Ali'de O'nun mev­la­sı­dır. O'na dost ola­na dost, düş­man ola­na düş­man ol, O'na yar­dım ede­ne yar­dım et, O'nu hor­la­ya­nı hor­la, ne­re­de olur­sa ol­sun ger­çe­ği O'nun­la be­ra­ber kıl…"(7).

Hz. Mu­ham­met'in bu açık­la­ma­sın­dan son­ra; Ebu Be­kir, Ömer ve sa­ha­be­den ön­de ge­len­ler Ali'nin ve­li­li­ği­ni kut­lar­lar hat­ta Ömer: "kut­lu ol­sun sa­na ne mut­lu ey Ebu Ta­lip oğ­lu Ali, bu gün be­nim ve her er­kek ve ka­dın mü­mi­nin mev­la­sı ol­dun" di­ye ko­nuş­ma ya­par.

Bu ge­liş­me­ler­den son­ra Hz. Mu­ham­met bu doğ­rul­tu­da­ki ko­nuş­ma­sı­nın so­nun­da "kalk ya Ali" di­ye Ali'yi aya­ğa kal­dı­rır ve ce­ma­ate şöy­le der.

"Ben­den son­ra imam ola­rak hal­ka doğ­ru yo­lu gös­ter­mek üze­re se­ni seç­tim. Sen­den ra­zı ol­dum, Ben ki­min mev­la­sı isem Ali'de onun mev­la­sı­dır, özü­nüz doğ­ru ola­rak O'na uyun…" ar­ka­sın­dan; "Al­lah'ım O'nu se­ve­ni sev, O'na düş­man ola­na düş­man ol" di­ye ila­ve eder.

Hz. Mu­ham­met ve­fa­tın­dan son­ra ken­di ye­ri­ne Hz. Ali'yi dü­şün­me­si­ne ve bu­nu çe­şit­li ve­si­le­ler­le açık­la­ma­sı­na kar­şın ken­di­si­nin dün­ya de­ğiş­tir­me­sin­den son­ra olay­lar dü­şün­dü­ğü gi­bi ge­liş­me­miş­tir.

Hz. Mu­ham­met has­ta ya­tar­ken du­ru­mu­nun ağır ol­du­ğu­nu fark edin­ce çev­re­sin­de­ki­le­re: "Ba­na yaz­mak için bir şey­ler ge­ti­rin. Si­ze bir şey yaz­dı­ra­yım ki, ben­den son­ra as­la yol yi­tir­me­ye­si­niz"(8) der.

Pey­gam­be­rin bu is­te­ği­nin ye­ri­ne ge­ti­ri­lip ge­ti­ril­me­me­si ko­nu­sun­da tar­tış­ma çı­kar. Ora­da bu­lu­nan Ömer ve çev­re­si Pey­gam­be­rin ken­din­de ol­ma­dı­ğı­nı, ya­za­cak­la­rı­nın ge­çer­siz ola­ca­ğı­nı ve hat­ta pey­gam­be­rin "sa­ra nö­be­ti" ge­çir­di­ği­ni söy­le­ye­rek va­si­ye­tin ya­zıl­ma­sı­na en­gel olur­lar.

Böy­le olun­ca Hz. Mu­ham­met va­si­ye­ti­ni ya­za­ma­dan dün­ya­sı­nı de­ğiş­ti­rir. Hz. Mu­ham­met'in ve­fa­tı kar­şı­sın­da; baş­ta Hz. Ali ve Fat­ma ol­mak üze­re ya­kın çev­re­si şok olup şaş­kı­na dö­ner­ler.

Ce­mal Şener

1951 Er­zin­can Mer­kez-Gül­lü­ce do­ğum­lu. İlk, or­ta ve li­se öğ­re­ni­mi­ni Er­zin­can'da ta­mam­la­dı. Da­ha son­ra İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si, Ede­bi­yat Fa­kül­te­si Sos­yal Ant­ro­po­lo­ji Bö­lü­mü'nde "Er­zin­can'ın De­mog­ra­fik Ya­pı­sı" te­zi ile li­sans, İk­ti­sat Fa­kül­te­si Si­ya­set Bi­li­mi'nde "Çer­kes Et­hem Ola­yı" te­zi ile yük­sek li­sans yap­tı. Ale­vi­lik Ola­yı'nı dok­to­ra ça­lış­ma­sı ola­rak sür­dü­rür­ken, Si­ya­sal Bi­lim­ler Fa­kül­te­si'nde­ki gö­re­vin­den YÖK ne­de­ni ile 1983'te ay­rıl­dı. Tür­ki­ye'nin top­lum­sal ya­pı­sı ile il­gi­si ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dür­mek­te­dir.

Ya­yın­lan­mış ya­pıt­la­rı

1) Çer­kes Et­hem Ola­yı
2) Ale­vi­lik Ola­yı
3) Ale­vi Tö­ren­le­ri
4) Ale­vi­lik Üs­tü­ne Ne De­di­ler
5) Ata­türk ve Ale­vi­ler
6) To­pal Os­man Ola­yı
7) Ya­şa­yan Ale­vi­lik
8) Ale­vi So­ru­nu Üs­tü­ne Dü­şün­ce­ler
9) Şe­ri­at ve Ale­vik
10) Alisiz Alevilik Olur Mu? (Ortak Kitap)
11) Bi­ha­ta­yık, Ev­la­dı Ker­be­la­yık
12) Ana­do­lu'da Ale­vi-Bek­ta­şi Der­gâh­la­rı
13) Şa­ha Doğ­ru Gi­den Ker­van
14) Be­nim Kâ­bem İn­san­dır
15) Ale­vi­ler Ne Yap­ma­lı
16) Şa­ma­nizm
17) Ana­dil­de İba­det
18) Alevilik Dersleri (1)
19) Alevilik Dersleri (2)
20) Os­man­lı Bel­ge­le­ri'nde Ale­vi­ler Bek­ta­şi­ler (1)
21) Os­man­lı Bel­ge­le­ri'nde Ale­vi­ler Bek­ta­şi­ler (2)
22) İb­ni Hal­dun'un Ha­ya­tı ve Dü­şün­ce­le­ri
23) Ale­vi­ler'in Et­nik Kim­li­ği
24) Türkler'de Çadır
25) Os­man­lı Bel­ge­le­ri'nde Dersim Tarihi
26) Os­man­lı Bel­ge­le­ri'nde Diyarbakır Tarihi
27) Türkiye'de Yaşayan Etnik ve Dinsel Gruplar (6. Baskı)
28) Osmanlı'da Toplumsal Düzen
29) Arapça'nın Türkleri Araplaştırması
30) Sorularla Alevilik

Bu şaş­kın­lık için­de bü­yük bir üzün­tü ha­li ya­şa­nır­ken; Hz. Ali, Fat­ma, Sel­man-ı Fa­ris ve ai­le ya­kın­la­rı acı için­de Hz. Mu­ham­met'in ce­na­ze iş­le­ri ile uğ­ra­şır­ken, Ömer, et­ki­si al­tı­na al­dı­ğı ba­zı kim­se­ler­le Ebu­be­kir'i ha­li­fe ilan eder. Ar­ka­sın­dan da önü­ne ge­le­ni kı­lıç kor­ku­su ile Ebu­be­kir'e bi­at'a (baş eğ­me­ye) zor­lar.

Emeviler Dönemi

İşte İs­lam ta­ri­hin­de bü­yük ay­rı­lık bu olay ile baş­la­mış­tır. Bu olay­dan son­ra Hz. Ali ta­ra­fı­nı tu­tan­la­ra ta­rih­çi­ler Ali yan­lı­sı ol­duk­la­rı­nı ifa­de et­mek için Ale­vi de­miş­ler­dir.

İs­lam­dan ön­ce Ha­şi­mi­ler ve Eme­vi­ler ara­sın­da va­ro­lan çe­liş­ki­ler bu ol­gu ile sert­le­şe­rek de­vam et­miş­tir.

Eme­vi­ler, Ebu­be­kir'in ha­li­fe­li­ği ile hi­la­fe­ti ele ge­çir­miş­ler­dir. Ebu­be­kir ile baş­la­yan Eme­vi­ler dö­ne­mi Hz. Mu­ham­met ve Eh­li­beyt'i (ya­ni ha­ne hal­kı) için olum­suz bir dö­ne­min baş­lan­gı­cı ol­muş ve bu gi­de­rek İs­la­mi­yet'in ra­yın­dan çı­ka­rak, bo­zu­la­rak, ay­rı­lık­la­rı de­rin­leş­ti­re­rek de­vam et­miş­tir. Eme­vi hi­la­fe­ti Hz. Mu­ham­met'in va­si­ye­ti­ne, Eh­li­beyt'ine ol­ma­dık kö­tü­lük­ler te­me­lin­de var­lı­ğı­na de­vam et­miş­tir. Ebu­be­kir'in ha­li­fe­li­ği­ni va­si­yet yo­lu ile Ömer'in ha­li­fe­li­ği iz­le­miş­tir. Ömer'in ha­li­fe­li­ği­ni de Os­man'ın ha­li­fe­li­ği ta­kip et­miş­tir. Sı­ra Ali'nin hi­la­fe­ti­ne ge­lin­ce Mu­avi­ye, Ali'ye ta­rih­te "Ha­kem Ola­yı" ola­rak bi­li­nen hi­le­li bir se­çim ile hi­la­fe­ti ver­dirt­me­miş­tir.

Böy­le olun­ca Hz. Ali'nin ha­li­fe­li­ği Mu­avi­ye ta­ra­fın­dan gasb edi­le­rek iki baş­lı bir yö­ne­tim oluş­muş­tur.

Olu­şan grup­laş­ma­lar ve çı­kan kar­ga­şa­lar so­nu­cu Hz. Ali Ha­ri­ci­ler ta­ra­fın­dan kal­leş­çe kat­le­dil­miş­tir. O'nu İs­lam ta­ri­hin­de Mu­avi­ye'nin kal­leş tu­zak­la­rı so­nu­cu Hz. Ha­san'ın kat­le­dil­me­si iz­le­miş­tir.

Hz. Ha­san'ın kat­le­dil­me­si mü­ca­de­le­yi Mu­avi­ye'nin oğ­lu Ye­zit ile Hz. Hü­se­yin ara­sın­da­ki mü­ca­de­le­ye bı­rak­mış­tır.

Hz. Hü­se­yin ve yaş­lı, ço­cuk 72 ki­şi­lik Eh­li­beyt so­yu, İs­lam Ta­ri­hin­de Ker­be­la Ola­yı ola­rak bi­li­nen eşi em­sa­li gö­rül­me­dik in­san­lık dı­şı bir kat­li­am ile Ker­be­la'nın kur­ban­la­rı ol­muş­lar­dır.

Böy­le­ce Hz. Mu­ham­met'in to­run­la­rı Ha­san ve Hü­se­yin için de­di­ği: "On­lar dün­ya­da be­nim iki de­met çi­çe­ğim­dir. On­la­rı se­ven­ler Cen­net­lik­tir, On­la­ra buğ­ze­den­ler­se Ce­hen­nem­lik. On­la­rı se­ven be­ni se­ver be­ni se­ven Al­lah'ı se­ver…"(9) de­di­ği çi­çek­le­ri al kan­la­ra bu­la­na­rak İs­lam ve in­san­lık düş­man­la­rı ta­ra­fın­dan kat­le­dil­miş­ler­dir.

Pey­gam­ber so­yu­na kar­şı ya­pı­lan bu in­san­lık dı­şı kö­tü mu­ame­le­ye ve hun­har­ca iş­le­nen ci­na­yet­le­re Eme­vi so­yun­dan ge­len ve Ker­be­la'nın ka­ti­li Ye­zid'in Oğ­lu 2. Mu­avi­ye bi­le da­ya­na­ma­mış­tır. Ker­be­la kat­li­amı­nın baş mi­ma­ri Ye­zid; ye­ri­ne ha­li­fe ola­rak oğ­lu 2. Mu­avi­ye'yi ilan ede­rek öl­dü. 2. Mu­avi­ye Eme­vi ha­li­fe­li­ği­ne 40 gün da­ya­na­bil­di. O hi­la­fe­ti­nin 40. gü­nün­de Ümey­ye Ca­mi­sin­de ver­di­ği hut­be­de; Pey­gam­ber'e sa­la­vat, Ali'nin fa­zi­let­le­rin­den ve Ker­be­la Şe­hit­le­ri­ne ya­pı­lan zul­mü bir bir an­la­tıp za­lim­le­re la­net oku­duk­tan son­ra ko­nuş­ma­sı­nı şöy­le sür­dür­dü:

"Ey nas bi­li­niz ki ben bu zul­mün de­va­mı­na ta­ham­mül ede­mem. Hi­la­fet ma­ka­mı Ali'ye ve ev­la­dı­na ait bir ma­kam­dır. Ben bu hak­kı gas­bet­mek­ten Al­lah'a sı­ğı­nı­rım ve ken­di­mi bu ma­kam­dan ge­ri alı­yo­rum"(10).

Eme­vi­ler'in zul­mü yak­la­şık 90 yıl de­vam et­ti. Bu zul­me di­re­nen halk, Eh­li­beyt adı­na Eba Müs­lüm Ho­ro­sa­ni'nin aç­tı­ğı san­cak et­ra­fın­da zul­me kar­şı tek yum­ruk ol­ma­ya ça­lış­tı. İş­te bu güç Eme­vi zu­lüm ma­ki­na­sı­nı alt-üst et­ti. Eh­li­beyt, hak­kı olan ik­ti­da­rı Eba Müs­lüm'ün bay­ra­ğı al­tın­da el­de et­ti.

Fa­kat bu du­rum da uzun sür­me­di. Hz. Mu­ham­met'in am­ca ço­cuk­la­rı olan Ab­bas'ın so­yun­dan ge­len Ab­ba­so­ğul­la­rı ik­ti­da­rı Eh­li­beyt adı­na al­ma­la­rı­na rağ­men ken­di­le­ri­ne en bü­yük ra­kip ola­rak Ali ve Eh­li­beyt so­yu­nu gö­rüp on­la­ra zu­lüm yap­ma­ya baş­la­dı­lar. Hat­ta bu zu­lüm za­man za­man Eme­vi­ler'i bi­le göl­ge­de bı­rak­tı.

Eme­vi­le­rin ve Ab­ba­si­le­rin İs­lam'ın bu bo­zu­lan dö­ne­mi­ni, A. Göl­pı­nar­lı şöy­le an­la­tı­yor:

"Ro­ma İm­pa­ra­tor­lu­ğu ay­rı bir dil ile, hü­küm­le­ri­ne baş eğil­me­yen bir din ile, fa­kat İs­lam kis­ve­si­ne bü­rü­ne­rek ta­rih sah­ne­si­ne çık­mış­tı. Ca­hi­li­ye dev­ri­nin inanç ve ka­na­at­le­ri baş­ka bir tarz­da, fa­kat İs­la­mi kis­ve ile ta­rih sah­ne­si­ne çık­tı; İk­ti­da­rı ar­tık iman gü­cü de­ğil, si­lah kuv­ve­ti ko­ru­mak­tay­dı; Re­su­lu­lah'ın Hi­la­fe­ti, İs­lam sal­ta­na­tı ha­li­ne gel­miş­ti"(11)

Ali ve Alevilik

Ana­do­lu Ale­vi­le­ri Hz. Ali'yi ve ta­rih­sel çiz­gi­si­ni se­vip say­dık­la­rı için çe­şit­li suç­la­ma­la­ra ta­bi tu­tul­muş­lar­dır. Eme­vi Müs­lü­man­la­rı; Ale­vi­le­ri ve Bek­ta­şi­le­ri Hz. Ali ve Eh­li­beyt'ini çok se­vi­yor­lar di­ye, on­la­rı; Hz. Mu­ham­met'i sev­me­mek­le Hz. Ali'yi, Hz. Mu­ham­met'ten üs­tün gör­mek­le suç­la­mış­lar­dır. Ale­vi­ler, Hz. Mu­ham­met'i son pey­gam­ber, Hz. Ali'yi ise Hz. Mu­ham­met'in ve­li­si, ha­li­fe­si ola­rak gö­rür­ler. Al­lah, Mu­ham­met ve Ali'yi bir­bir­le­rin­den ayır­maz­lar. Bir bü­tü­nün par­ça­la­rı ola­rak ka­bul eder­ler.

Hz. Mu­ham­met'in Hakk'a yü­rü­me­sin­den son­ra O'nun de­ğer­li mi­ra­sı­nın Ali'de ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­ne ina­nan Ale­vi­ler, Ali'yi sev­me­nin Hz. Mu­ham­met'i sev­mek­le öz­deş ol­du­ğu­na Hz. Ali'yi sev­me­nin Al­lah'ı sev­mek­le bir ol­du­ğu­na ina­nır­lar.

Hz. Ali'ye sev­gi, say­gı ve bağ­lı­lık bir yol ay­rı­mı­dır. O'na sev­gi, say­gı ve bağ­lı­lık Hz. Mu­ham­met'e ve Eh­li­beyt'ine bağ­lı­lık­tır. Ale­vi­ler Ali'ye kar­şı ol­ma­nın Hz. Mu­ham­met ve Eh­li­beyt'ine kar­şı ol­mak; O'da İs­la­ma ve Al­lah'a kar­şı ol­mak­tır, di­ye dü­şü­nür­ler.

Hz. Ali'yi, Ale­vi­ler-Bek­ta­şi­ler se­ver­ler. O'nu tüm müs­lü­man­la­rın tüm in­san­la­rın sev­me­si ge­rek­ti­ği­ne ina­nır­lar. Ale­vi ozan­la­rı, dü­şü­nür­le­ri, de­de­le­ri, ba­ba­la­rı Hz. Ali'yi se­ver­ler. Hal­la­cı Man­sur, Sey­yid Ne­si­mi, Fu­zu­li, Ye­mi­ni, Pir Sul­tan Ab­dal, Şah İs­ma­il, Ha­ra­bi, Kul Him­met, Vi­ra­ni vb. ozan­lar bu coş­kun sev­gi ve say­gı­yı eser­le­rin­de ver­me­ye ça­lış­mış­lar­dır. Hil­mi De­de­ba­ba bu sev­gi ve say­gı se­li­ni bir şi­iri ile şöy­le ifa­de et­miş­tir:

Tut­tum ay­na­yı yü­zü­me
Ali gö­rün­dü gö­zü­me
Na­zar ey­le­dim özü­me
Ali gö­rün­de gö­zü­me

Hû Alim hû
Hû Şa­hım hû

Adem ba­ba Hav­va ile
Hem Al­le­me'l es­ma ile
Çarh-ı fe­lek se­ma ile
Ali gö­rün­dü gö­zü­me

Hû Alim hû
Hû Şa­hım hû

Hz. Nuh Ne­ci­yul­lah
Hem İb­ra­him Ha­li­lul­lah
Si­na'da­ki Ke­li­mul­lah
Ali gö­rün­dü gö­zü­me

Hû Alim hû
Hû Şa­hım hû

İsa-yı ru­hul­lar O'dur
İki alem­de Şah O'dur
Mü­min­le­re pe­nah O'dur
Ali gö­rün­dü gö­zü­me

Hû Alim hû
Hû Şa­hım hû

Ali ev­vel Ali ahir
Ali ba­tın Ali zâ­hir
Ali tay­yip Ali fâ­hir
Ali gö­rün­dü gö­zü­me

Hû Alim hû
Hû Şa­hım hû

Hz. Ali'ye ve­ri­len öne­mi ve coş­kun Ali sev­gi­si­ni bir de Mev­la­na Ce­la­led­din Ru­mi'den gö­re­lim:

"Ci­han'ın te­me­li su­ret bu­lun­ca­ya ka­dar va­ro­lan Ali idi. Yer res­me­di­lin­ce­ye, za­man hu­su­le ge­lin­ce­ye ka­dar va­ro­lan Ali idi. Ve­li va­sıf olan, Şah Ali, cö­mert­li­ğin, ke­re­min, ba­ğı­şın sul­ta­nı idi.

Ali'den ötü­rü me­lek­ler Adem'e sec­de et­ti­ler. Adem bir kıb­le gi­bi idi, sec­de olu­na­en Ali idi. Adem'de Şit'te Ey­yüp'da İd­ris'te, Yu­suf'ta, Yu­nus'ta, Hud'da, Mu­sa'da, İsa'da, İl­yas'da, Sa­lih'de, Da­vud'da, Ali idi.

Nef­sin ta­ma­mın­dan ötü­rü Ci­han sof­ra­sı üze­rin­de eli­ni bu­laş­tır­ma­yan kah­ra­man as­lan Ali idi. Ku­ran'ın yer yer ayet­le­rin­de Tan­rı'nın is­me­ti­ni vasf ile öğ­dü­ğü Ku­ran sır­la­rı­nın ka­şi­fi Ali idi…

Hay­ber ka­le­si­nin ka­pı­sı­nı bir ham­le­de ko­pa­rıp açan ka­le­ler fa­ti­hi Ali idi.

Afa­ka her ba­kı­şım­dan gör­düm­ki, ya­kın yü­zün­den her var­lık­ta var olan Ali idi. Bu kü­für ol­maz küf­ro­lan söz bu de­ğil­dir. Ci­han var ol­duk­ça Ali va­ro­lan, Ci­han va­ro­lur­ken de Ali var­dı.

Teb­riz'in Şems-ül hak­kı Ci­han'ın giz­li ve açık sır­la­rın­dan her ne gös­ter­diy­se hep­si de Ali idi"(12).

Gö­rül­dü­ğü gi­bi Ale­vi-Bek­ta­şi ol­ma­dı­ğı hal­de Mev­la­na'nın, Ali'ye ver­di­ği önem, sev­gi ve say­gı Ale­vi­ler­le ay­nı doğ­rul­tu­da­dır.

Ale­vi dü­şün­ce­si; dün­ya­da­ki tüm gü­zel­lik­le­ri Al­lah'ın yan­sı­ma­sı ola­rak gö­rür. Ali in­san ola­rak bu­nun en gü­zel ör­ne­ği­dir. Sa­de­ce Ali'de de­ğil, her İn­san-ı Ka­mil'de Al­lah'ın yan­sı­ma­sı var­dır. Her gü­zel­lik O'ndan bir par­ça­dır. Hak adem­de­dir.

Ana­do­lu Ale­vi­le­ri'nin sev­gi­li, say­gı­lı coş­kun Ali sev­gi­si­ni ve Ali­vi­lik'te Ali'nin ye­ri­ni, Pir Sul­tan Ab­dal di­ze­le­rin­de şöy­le an­la­tı­yor.

Ha­ya­li gön­lüm­de ya­di­gâr ka­lan
Al­lah bir Mu­ham­met Ali'dir Ali
Da­rı çeç üs­tün­de na­ma­zın kı­lan
Al­lah bir Mu­ham­met Ali'dir Ali

Ali'dir cüm­le dil­ler­de söy­le­nen
Kis­be­ti­ni kral­lar­dan bü­rü­nen
Ceb­ra­il'e nur için­de gö­rü­nen
Al­lah bir Mu­ham­met Ali'dir Ali

As­lan olup yol üs­tün­de otu­ran
Sel­man'a des­tin­de ner­gis ge­ti­ren
Ken­di ce­na­ze­sin ken­di gö­tü­ren
Al­lah bir Mu­ham­met Ali'dir Ali

Yer gök ara­sı­na ni­zam­lar ku­ran
Ak ka­ğıt üs­tü­ne ya­zı­lar ya­zan
En­gür şer­be­ti­ni kırk­la­ra ezen
Al­lah bir Mu­ham­met Ali'dir Ali

Şah Ha­ta­yi'de Ale­vi dü­şün­ce­sin­de­ki Hz. Ali'nin ye­ri­ni ve O'na du­yu­lan sev­gi ve say­gı­nın yü­ce­li­ği­ni şöy­le ifa­de edi­yor:

Hak Mu­ham­met Ali üçü de nur­dur
Bi­ri­ni al­ma sen üçü de bir­dir.
On­la­rın koy­du­ğu bir doğ­ru yol­dur
Da­nış­tı Mu­ham­met böy­le der Ali

Ali'dir ce­se­din ken­di­sin yu­yan
Yu­yup ke­fe­niy­le ta­bu­ta ko­yan
Ali'dir de­ve­sin ken­di­si gü­den
Hak ile Hak olan Ars­lan Ali

Şah Ha­ta­yi'm der Mu­ham­met Ali
An­lar­dan öğ­ren­dik er­kâ­nı yo­lu
Ali Mu­ham­met'tir, Mu­ham­met Ali
Biz Mu­ham­met Ali di­yen­ler­de­niz

Kul Him­met ise Ale­vi dü­şün­ce­sin­de­ki Ali'nin ye­ri­ni şöy­le an­la­tı­yor:

Ali'dir cüm­le eş­ya­ya zat olan
Ali'dir öl­müş­le­re ha­yat olan
Ali'dir ge­lip her iş­te mev­cut olan
Gü­zel şa­hı ser­ver ser­dar Ali'dir

Ali'dir İsa'ya ru­hul­lah olan
Ali'dir Mu­sa'ya fah­rul­lah olan
Ali'dir Ha­bi­bul­lah'a Bey­tul­lah olan
Tur-ı mü­na­ca­tı ek­ber Ali'dir

Ana­do­lu'nun önem­li ev­li­ya­la­rın­dan Ab­dal Mu­sa Sul­tan ise; Hz. Ali ve Ha­cı Bek­taş Ve­li'nin ye­ri­ni Ale­vi dü­şün­ce­sin­de şöy­le ifa­de edi­yor:

Gü­ver­cin do­nuy­la Uru­ma uçan
Cüm­le ev­li­ya­nın üs­tü­ne ge­çen
İmam­lar evi­nin ka­pı­sın açan
Var mı­dır hiç­bir er Ali'den gay­ri
Hün­kâr Ha­cı Bek­taş Ve­li'den gay­ri

Ana­do­lu Ale­vi­le­ri­nin ge­ne önem­li ozan­la­rın­dan Vi­ra­ni ise, Ale­vi dü­şün­ce­sin­de Hz. Ali'nin ye­ri­ni şöy­le ifa­de edi­yor:

Biz Urum ab­da­lı­yız bil­dik hi­da­yet­tir Ali
Ba­şı­mız­da tac u dev­let hem sa­adet­tir Ali
Biz Urum ab­da­lı­yız za­hid hü­da­mız­dır Ali
Hayy u Kuy­yum-ı ebed nur-ı be­ka­amız­dır Ali

Ev­vel ü ahır Ali'dir nok­ta-i ferd-i Hu­da
İb­ti­da­dır İb­ti­da hem in­ti­ha­mız­dır Ali
Ali'dir sa­hi­bi Kur'an Ali'dir
Ali can­dar Ali ca­nan­dır Ali
Ali din­dir Ali iman
Ali can­dır Ali ca­nan
Eder cüm­le şe­yi des­tan
Ali'dir Ha­lık u Hal­lak
Vi­ran Ab­dal fa­ki­rin zik­ri da­im
Ali hak'tır Ali Hak'tır Ali Hak

Fi­lo­zof Ney­zen Tev­fik ise, İk­rar­na­me ad­lı Hz. Ali ile il­gi­li uzun şi­irin­de Ale­vi-Bek­ta­şi dü­şün­ce­sin­de Hz. Ali'nin ye­ri­ni şöy­le ifa­de edi­yor:

Rü­si­ya­hım, pür gü­na­hım yok yü­züm Pey­gam­ber'e
İs­te­mem bir tür­lü git­mek böy­le rûz-ı mah­şe­re
Ey­le­rim bel­ki te­sa­düf der iken bir reh­be­re
Düş­mü­şüm el­siz ayak­sız As­tı­an-ı Hay­dar'e

Mer­ha­met et ha­li­me her­şe­ye agâ­hım Ali
Var mı Sen­den baş­ka şöy­le il­ti­ca­gâ­hım Ali

Kaynakça

(1) Sa­hi­hi Müs­lim, Ali Ebu Ta­lib'in Fa­zi­let­le­ri.
(2) a.g.e.
(3) Ku­nuz-ül Ha­ka­yık, C.II. s. 126.
(4) a.g.e., C. II. s. 127.
(5) Ca­mi, C. II. s. 55-56.
(6) Ca­mi, C. II. s. 55-56.
(7) Ve­da Hac­cı Ko­nuş­ma­la­rı.
(8) Sa­hi­hi Bu­ha­ri, C. 11.
(9) Pey­gam­ber Çi­çek­le­ri, M.N. Bur­sa­lı.
(10) Tev­fik Oy­tam, Bek­ta­şi­li­ğin İç­yü­zü, s. 250.
(11) A. Göl­pı­nar­lı, İs­lam Mez­hep­le­ri ve Şi­ilik, s. 9.
(12) Mevlana, Divan-ı Kebir'den.

İçindekiler

BİRİNCİ BÖLÜM: ALEVİLİĞİN TARİHSEL VE TOPLUMSAL GELİŞİMİ

ALEVİLİĞİN OLUŞUM TARİHİ 7
EMEVİLER DÖNEMİ 12
ALİ VE ALEVİLİK 15
ALEVİLİĞİN MEZHEP ANLAYIŞINDAKİ YERİ 22
HACI BEKTAŞ VELİ'NİN ALEVİLİK'TEKİ YERİ 25
BABAİLİK VE ALEVİLİK 33
ALEVİLİK VE YENİÇERİ OCAĞI 36
OSMANLIDA ALEVİ AYAKLANMALARI 39
ŞİİLİK VE ALEVİLİK 42
ANADOLU ALEVİLİĞİ 46
CUMHURİYET DÖNEMİNDE ALEVİLİK.. 52

İKİNCİ BÖLÜM: ALEVİLİĞİN TEMEL KURUMLARI

KIRKLAR CEMİ  60
"BİRİMİZ KIRK, KIRKIMIZ BİRDİR BİZİM"  60
DEDELİK NEDİR  64
ALEVİLİKTE MÜSAHİPLİK (Yol Kardeşliği)  67
CEM TÖRENİ  70
SEMAH NEDİR  79
SEMAHIN BAZI ÖZELLİKLERİ  81
SEMAH TÜRLERİ 84

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ALEVİLİKTE BAZI DEĞER ÖLÇÜLERİ

ALEVİLİK'TE İNSAN  86
ALEVİLİKTE KADIN  89
ALEVİLİK VE SANAT  92
ANADOLU'DAKİ ALEVİ DERGAHLARI VE ÖNEMLİ GÜNLER 96
ALEVİLER NEDEN CAMİYE GİTMEZLER 99
GÜNÜMÜZDE ALEVİLİK 105

Cemal Şener: Alevilik Nedir? Karacaahmet Sultan Dergahı Yayınları: 7, İstanbul 2007, 112 S., ISBN 978-975-6954-13-2

 
< Önceki   Sonraki >
 
Template Template Template
© 2009 kanalkultur.com
Joomla is Free Software released under the GNUGPL License.