|

|
Belirtilen malî ve manevî haklar Ozan için; beste, söz yazarı, işleme (diriltme, başkalaştırma, çeşitleme, aranje, yorumlama, çok seslendirme vb.) hakları olarak, her biri için korunan haklardır. Kısaca bu haklar her çalışması için ayrı ayrı geçerlidir.
| Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 5.12.1951’de kabul edilmiş, 13.12.1951’de 7981 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. Bu kanunla; 8.5.1326 günlü “Hakkı Telif Kanunu” ile öteki kanunlardaki bu yasaya aykırı bütün hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 1.1.1952 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun getirmiş olduğu haklar iki öbekte toplanabilir: 1) Manevî haklar (Şahsi ve Öznel Haklar) 2) Maddî haklar (Maddî ve Akçalı Haklar) 100’fazla olan bu haklar, ister manevî, ister maddî olsun, her biri bağımsız haklardır. Yazılı bir biçimde devir edilip aktarılmadıkça –ki bazı hallerde aktarıldığı halde– besteci ve söz yazarına bağlı kalmakta ve mirasçılara geçmektedir. Devlet ise bu haklara, belli koşullarda, sınırlı olarak el koyma hakkına sahiptir. Besteci ve söz yazarı, manevî hakları devretse bile, bu devir kesin bir geçerlilik taşımaz, bazı hallerde ise devir yok sayılır. Bu haklardan, önceden caymak, vazgeçmek, sınırlamak yazılı olsa bile bağlayıcı sayılmaz.[1]
Besteci veya şâir, malî haklarını sınırlı ya da sınırsız olarak, tıpkı bir mal gibi, yazılı olmak ve sayılarak göstermek[2] koşulu ile devir ve teslim edebilir. Devir ve temlik edilen bu hakları elde eden kişi veya kuruluş, bu hakları dikkatsiz kullanırsa; iyi bir gelir getiremezse[3]; müdebbir bir tüccar gibi davranmadığından dolayı, eser sahibine, sözleşmeden caymak, vazgeçmek hakkı tanınmıştır. Ayrıca, devir ve temlik sözleşmesi, eser üzerindeki besteci haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Devir alan kişi veya kuruluş zilyet[4] sayılmakta ve bu sıfatıyla eser sahibine karşı sorumlu tutulmaktadır. Malî hakların aktarılması sırasında, manevî haklar araya karışmış ise devir ve temlik sözleşmesi bütünü ile ortadan kaldırılabilmekte ya da manevî hakkın karıştığı kısımlar geçersiz sayılabilmektedir. Kusur halinde bu haklar geriye alınabilmektedir. Manevî ve malî haklarına el uzatılan eser sahibi; haksız fiil ya da haksız zenginleşme nedeni ile, suç olan bu durumlarda kusursuz mesuliyet hükümlerine dayanarak, faile ve aynı zamanda kuruluşa dava açmak hakkına sahiptir. Bu durumda Ozan müzik eseri sahibi olarak besteci sayılmakta ve besteciye tanınan manevî ve malî hakların sahibi kabul edilerek yukarıda açıklanan nedenlerle haklarını arayabilmektedir. Eseri de beste olarak korunmaktadır. Ayrıca ozan, eserde kendi sözünü kullanmış ise, söz yazarı kabul edilmekte, şiiri ve sözleri, öyküsü, destanı vb. müstakil olarak ayrıca manevî ve malî haklarla korunmaktadır. Ozanın besteci ve söz yazarı olarak yasadaki haklarını belirlemek gerekmektedir. Ozanın Yasada Bulunan Manevî Hakları
Manevî hakları tek tek incelemek özel bir araştırma konusudur. Bu nedenle yalnızca hakları belirtmekle yetinmek uygun görülmüştür: Adının belirtilmesini istemek; Alıntı hakkını sınırlamak; Aslı zilyet karşı korumak; Aslı malike karşı korumak; Ar düşürücü sunu ve kullanışı önlemek; Eserin özelliğini bozucu edimi durdurmak; Aslı bir başkasına teslim etmek; Alıntı hakkından yararlanmak; Bozuk yayını durdurmak ve önlemek; Cayma hakkını sınırlayıcı sözleşmeleri geçersiz saymak; Ayma bildiriminde bulunmak; Çoğaltma hakkını vermek; Çoğaltma hakkını belirlemek; Çoğaltma sayısını tayîn etmek; Çoğaltma biçimini saptamak; Çalıntıyı önlemek ve durdurmak; Dava açmak; Dava hakkını sınırlayıcı sözleşmeleri yok saymak; Eserinde değişiklik yapılmasını önlemek ya da izin vermek; Esere ad vermek; Eser haklarını geri almak; Eserin adını değiştirmek; Haksız sataşmayı önlemek; Haksız zenginleşmeyi önlemek; Kamuya eseri sunmak; Kamuya mal etmek; Kamulaştırmaya karşı çıkmak; Kapsamı bozucu,değiştirici, başkalaştırıcı sunuları önlemek; Okuma izni vermek; Yasal değişikliklerdeki haklarını korumak; Kovuşturma istemek, bu konudaki sınırlayıcı sözleşmeleri yok saymak; Kapalı yayın yapmak veya yaptırmak; Kapalı yayın hakkını sınırını belirlemek; Yasal değişiklikle gelen yeni haklara sahip olmak; Kısmî devir ve temlikte bulunmak; Haksız alıntıyı önlemek; Kullanmayı sınırlamak; Denetime karşı eserini savunmak; Özel basım istemek; Özetlemeye sınır koymak; Özel kullanıma izin vermek; Takma ad kullanmak; Tam ruhsat vermek; Devir ve Temlik etmek; Tıpkı basım istemek; Kısmî faydalanma hakkı vermek; Yorum izni vermek ya da vermemek vb. öznel hakları bulunmaktadır. Ozanın bu haklarına el uzatmak mümkün değildir. Sözleşme ile olsa bile sözleşme keenlemyekün (bkz. Hukuk Lûgatı) sayılmaktadır. Malî (Akçalı) Haklar
Manevî haklarda olduğu gibi hakların belirtilmesi ile yetinilecektir. Malî hakkı aktarmak; Malî hakkı aktarma izni vermek; Basım izni vermek; Yayım izni vermek; Basma ve satma hakkı vermek; Basma ve satma hakkında tekel yetkisini vermek; Tekel hakkını sınırlamak; Kullanma izni vermek (edim / icra hakkı); Coğrafî sınırı belirlemek; Verim koruma hakkı istemek; Kazanç istemek; Satışa çıkarma sınırını belirlemek; El uzatılan hakları için kazanç istemek; Dava açmak yolu ile para istemek; Tazminat istemek; İşleme hakkı talep etmek; Müsadere istemek; Haksız zenginleşmenin kendisine verilmesini istemek; Süre dışı satış ve kullanımlar için para istemek; Malî hakların iade zamanını belirlemek; Gecikmiş geri dönemden gelir payı almak; Çekme (kopya) izni vermek; Sınırlı ve sınırsız temlik ve devir yetkisini para karşılığında vermek; Çeviri izni vermek; Kısmî kullanma hakkı vermek; Para karşılığı doğrudan temsil yetkisi; İzinsiz çoğaltmalarda, çoğaltılmış nüshaların kendisine verilmesini istemek ve elde bulunmayanların bedelini istemek; Ortak bestelerden kendi malî payını istemek, gerekirse tazminat almak; ekonomik kullanmadaki hatadan dolayı para istemek; Sunu kusurlarından dolayı zarar ziyan hakkı istemek; Radyonun devir ettiği yayınlardan pay istemek; Ödenmemiş veya geç ödeme yapılmış hakları için faiz, masraf, cezaî şart istemek; Dolaylı ya da doğrudan temsil yetkisinden bedel istemek; Kullanmanın yaygınlaşması halinde ayrı bir bedel istemek; Kamuya parasız kullanma izni vermek; Malî hakları temsil edenden uluslar arası hakları için bedel istemek; Malî haklarını vekil aracılığıyla takip ettirip, adına tahsil ettirmek; Malî haklarını korumak için Meslekî Birliği zorlamak; Hareketsiz kalan Meslekî Birlikten tazminat istemek; Haksız fiilden pay istemek; Programlarda eserinin kullanılmasından pay istemek; Televizyon, Video,Sinema ve görüntülü programlarda eserinin kullanılması halinde bedel istemek; Jenerikten bedel istemek gibi haklardır. Akçalı (Malî) haklar devir ve temlik edilebilen haklardır. Bu haklar bedelsiz olarak bir kimse veya kuruma devredilse bile, Maliye bir bedel alındığını kabul ettiğinden, Vergi Dairesi tarafından değerlendirme yapılarak kazanç vergisi tahsil edilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlara yapılan hibeler istisna sayılmaktadır (İstiklâl Marşı gibi).. Malî hakların arasına manevî haklarda karışmış ise sözleşmeyi bütünü ile ya da karışmış kısımlar için geçersiz saymak mümkündür. Yukarıda sayılan malî ve manevî haklar Ozan için; beste, söz yazarı, işleme (diriltme, başkalaştırma, çeşitleme, aranje, yorumlama, çok seslendirme vb.) hakları olarak, her biri için korunan haklardır. Kısaca bu haklar her çalışması için ayrı ayrı geçerlidir. Özellikle Akçalı hakların Meslekî Birlikçe tahsili düşünülmüştür. Meslekî Birlik yaratıcıların ve üyelerinin haklarını takip etmek; kullanma, oynama, ses ve görüntü yayını yapan kuruluş ve üreticilerden bu hakların tahsil edecek bir kuruluş olarak düşünülmüştür. * Doç. Dr. ** Folklor / Edebiyat 32 (2002). Notlar [1] 5846 sayılı kanunun m.14,16,51,58,59,60’a bkz. Ayrıca haksız fiil ve ceza davaları için; Hukuk davaları için m.66,67,68,69,70,78,79; Borçlar Kanunun ilgili hükümleri ile; Hasılat kiraları ve intifa haklarına ait hükümlerin kullanılması ve geçerliliği. Ceza davaları için m.71,72,73,74,75,76,77,8,79; TCK. m.64,65,66,67,36,197,199.; CMUK. m.434,538,392,393,394’e bkz. [2] Tadat etmek. [3] Devir ve temlik edilen hakkın dikkatsiz kullanılması, uygulamada; yeterli dağıtım yapamamak,eksik reklâm yapmak, albenisi bulunmayan kapak ve resim kullanmak, değişik biçimlerde piyasaya sürmemek örneğin; 16,33,45, 73’lük plâkları, bant, kartuş biçimlerine dönüştürmekten kaçınmak; depoda tutup satışa sunmamak, eseri alıp bastırmamak veya geç bastırmak, başkalarınca satışa sunulmasına seyirci kalmak, geliri zamanında toplamamak gibi durumlarda kabul edilir. [4] Bir malı kullanan kişi. |