|

|
Ayten Kaplan: Kültürel Müzikoloji. Bağlam Yayınları: 244, İstanbul 2005, 126 S., ISBN 975-8803-29-8
| Giriş
Müzik devlet kurar, devlet yıkar Konfuçyüs
Kültürel yapıda ve bu yapı içinde değişimlerle oluşan kavram ve değerlerin saptanmasıyla, toplumsal ve tarihsel değişmenin niteliği ortaya çıkar. İnsanın nasıl düşündüğü, duyduğu, yaptığı, istediği, kendisine nasıl baktığı, özünü nasıl gördüğü, değerlerini, isteklerini nasıl düzenlediği hususları kültürün öğeleridir Kültür kavramının tarihçesi uzun bir geçmişe dayanır. İlk yönelimler din ve mitolojiden gelmektedir. Hesiodos’un şiirinde değişim ve kültürün zaman içindeki görünümleri üzerine ilk değerlendirmeleri yapmış olması kültür felsefesinin M.Ö.VIII. yüzyıllara götürülmesinde etken olmuştur. Günümüze dek kültür olaylarını açıklama çabaları devam etmiştir. Bir kültürel sistemin çözümlenmesi, sistem içindeki anlam ve değerlerin ortaya çıkarılmasıdır. Müzik, kültürün bir parçasıdır. Müzik ve kültürel sistem arasındaki denge ve dengesizliği çözümleme çalışmaları, toplumdaki felsefî temeli, ses sistemini, dil örgüsünü öğrenme ve öğretmede ışık tutar. Elde edilen bulgular toplumsal ve müziksel davranışları düzenlemede yeni ölçütler oluşturabilir ve müziksel değişme ile toplumsal değişme arasındaki ilişkiyi kavramada katkı sağlayabilir. Ses, müzik ve konuşma bir davranış oluşturur. Davranış ve konuşma, iletişimi güçlendirir, bir bütün olarak insanları ortak duygu ve düşünce etrafında toplayabilir ya da ayırabilir. Bu özellikler, düşünürlerin ilgisini müzik ve sosyal yapıya çekmiştir. Ancak, bakış açısına göre bazıları müziğinin gücünü, işlevini, etkisini, eğitimdeki yerini, toplumsal yönünü, kişi ve toplum ruhunu ve benzeri özellikleri temel alarak tanımlamaya çalışmışlardır. Kimileri sanat açısından yola çıkarak müziği, yaratı ortaya koyma olarak tanımlamaya çalışmışlardır. Belli bir yeteneğe erişmiş olma yoluyla, müziğin kendi iç değerlerini, yasalarını, özgürce biçimlemeye ve eserlerle insanı ölümsüzleştirmeye yönelik yaratıcı gücünü temel almışlardır. Bunlar müziğin hem sanat hem de bilim olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
 | Önsöz Geçen yüzyılın başlarında, sistematik müzikolojinin bir alt dalı olarak başlayan ve antropoloji tarafından geliştirilen kavramları kullanan etnomüzikoloji, bir insan bilimi ( antropoloji) olarak gelişmiştir. Antropolojinin müzikle ilgili dalına ya da müzik bilimlerinin kültürle ilgii alt dalına bugün “etnomüzikoloji” veya “Kültürel müzikoloji” adı verilmektedir.
Etnomüzikoloji, müziğin anlam ve değeri ile birlikte müzik hakkındaki her şei içerir. Ancak, etnomüzikoloji çoğunlukla, müzik türünün kültür içinde anlamını ve müziksel aktivitenin toplumdaki değerini inceleyen bir bilim dalı sayılır. 1950 yılında “ karşılaştırmalı müzikoloji”nin yerini alan “etnomüzikoloji” bugün de yaygın olarak kullanılmaktadır. Gilbert Chase 1972 yılında müzikolojide sosyokültürel yaklaşım içim kültürel antropolojiyle analoji oluşturan “kültürel müzikoloji” terimini önermiştir. Kapsamı günümüzde bile tartışılan “etnomüzikoloji” disiplini için 1998 yılında ABD Etnomüzikoloji Derneği’nce “sosyomüzikoloji” terimi önerildiyse de o da benimsenmemiş, ortak ve kesin bir tanım içim uyuşmazlık giderilememiştir. Dr.Ayten Kaplan’ın Kültürel müzikoloji’si, etnomüzikolojinin tarihçesini, kuramını, yöntem ve tekniklerini ve müzik olgusuna bakış açısını vermeye çalışmaktadır. Ayten Kaplan, kitabının hazırlanmasında, plan ve konuların seçiminde, işlenmesinde ve geliştirilmesinde şu amaçları göz önünde tutmuştur. 1. Müzikolojiye, etnomüzikolojiye veya müziğe giriş derslerine yararlı olmak; 2. Sistematik müzikolojiden genel müzikolojiye, müzik tarihinden müzik teorisine, kent etnomüzikolojisinden uygulamalı etnomüzikolojiye uzanan ve yayılan etnomüzikolojik disiplinlerin tarihsel birliğini, ilişki ve bağımlılıklarını yansıtmak; 3. Çağdaş sorunlar karşısında etnomüzikolojik görüş açısını belirleyerek, etnomüzikolojinin yalnız müzik tarihiyle, tarihsel müzikle veya halk müziğiyle uğraşan bir bilim olduğu yolundaki yaygın, yaygın olduğu kadar da yanlış kanıyı düzeltmek; 4. Etnomüzikoloji alanındaki klâsik kaynakları ve görüşleri Türk okuruna tanıtmak. Kapsamın genişliği ve amaçların büyüklüğü karşısında, elde edilecek sonuç sınırlı olacaktır. Umarım ve dilerim ki sahasındaki bu ilk çaba kendisinden sonraki denemelerin daha başarılı olmasına yardım edecektir. Müzik yayınlarımız son yıllarda zenginleşmektedir. Bu kitabın yayımlanmasına kadar etnomüzikoloji alalnında kapsamlı bir derleme veya Türkçe kaynağımız yoktu. Boşluklar her geçen yıl doldurulmaktadır. Bu türden deneme ve çalışmaların çoğalmasıyla, antropolog ve etnomüzikologların görevi kolaylaşacak her yazarın, her şeyi tek başına yapmassına gerek kalmayacaktır. İran’da bile etnomüzikolojinin, İranlı okura 1986 yılında tanıtıldığı göz önüne alınırsa, bu alanda da ne kadar geri kaldığımız anlaşılır. Ayten Kaplan’ın etnomüzikoloji gibi ülkemizde adı yeni duyulmaya başlanan bir ilim dalını sosyal-beşeri bilimler çevrelerinde tanıtmak amacıyla girştiği denemeye üniversite dışındaki Türk okurun da büyük ilgi göstereceğine inanıyorum. Feza Tansuğ Antropoloji Bölümü Yeditepe Üniversitesi | Müzik sanatında ses, yalnızca fiziksel bir olay değildir. Devinim ve sosyal yapıdan kaynaklanan bir davranış biçimidir. İnsan davranışı olarak müzik, oluşumunu belirli bir kültürde tamamlar. Besteci, bu oluşumun hangi model ve beklentilere dayandığını bilir. Beklentileri, hangi müzikle karşılayabileceğini yaklaşık olarak görebilir. Bu bilgiye dayanarak, kültürel yapının ilkelerine, model ve beklentilerine uygun bir yapıt örmek zorunluluğunu duymaktadır. Beste tasarlanırken, yaratma gücünün beklentiler doğrultusunda gelişmesi, toplumsal davranışların sonucudur. Beste biçimlerinin kullanılması, ortaya çıkış felsefesi, toplumsal doyuma ulaştırılabilecek beklenti yollarının yakalanması; bu dengenin öğelerinin açık seçik anlaşılmasına bağlıdır. Değişimle oluşan yeni kültürel ve etnik yapıya dayalı değerler, yeni davranışları ve model arayışlarını hazırlamaya zorlayacaktır. Böylece bu bağlamda müzik biçimlerinin yeni yapıya dönüşebileceği; müzik örgütlerini değiştirebileceği; yeni modellerin ve davranışların benimsenebileceği ortamı oluşturabilecektir.
 | Ayten Kaplan Balıkesir’de 1960 yılında doğdu. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde lisans eğitimini 1983 yılında tamamladı. Aynı dönemde Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünün açmış olduğu Psikolojik Danışma ve Rehberlik sertifika programına; ayrıca Hacettepe Üniversitesi Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsünde müzik eğitimine devam etti. Yüksek Lisansını Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Halkbilimi Ana Bilim Dalında “TRT Halk Müziği Yayınlarında Ozan ve Ozanlama Sorunu” adlı tezle 1992 yılında; Doktora’sını “Balıkesir Tahtacı Köyleri Kongurca ve Türkali’de Halkbilimsel Açıdan Müzik Yapısının Araştırılması” adlı tezle yine Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde 1998 yılında tamamladı. 2008 yılında Doçent oldu. 1995 ve 1996 yılında Almanya Berlin “ Schöneberg Music Okulu”nda Türk ve Batı Müziği sentezi hakkında yapılan çalışmaları denetlemek üzere davet edildi. Öğretim görevlisi ve Şef olarak çalışmalar yaptı.. Yurt içi ve yurt dışında yayınlanan inceleme ve makaleleri yanı sıra uluslararası sempozyumlara ve Kongrelere bildiri ile katılan A. Kaplan Halen Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Seçmeli Dersler Koordinatörlüğü ve Müzikoloji Bölümünde görev yapmakta; Hacettepe Üniversitesi Müzik ve Oyun Deneme Topluluğunun Şefliğini yürütmektedir. | Toplumsal birlikteliklerin müzik yoluyla dengelenmesiyle toplumsal kimliğin somutlaştığı güçlü bir duygusal deneyim sağlayabilen müzik, kitlelerde ortak bilinç oluşturmada çok etkilidir. Müziğin harekete geçirdiği ilişkiler, bütün bir topluluğu kapsayabilir. “Belli toplumlarda” müzik ve dans, topluluğun kendisini “o” topluluk olarak görmesini sağlayan tek örnektir.
Kültür-müzik ilişkisinde nedenselliklerin kesişme noktaları; sosyal çevre ve müzik yapısı arasındaki ilişki; insanın müziği tarihsel olarak nasıl düzenlediği; sosyal olarak nasıl kurduğu ve bireysel olarak nasıl yarattığı; nasıl hissettiği ve nasıl davrandığı; müziksel sembollerin nasıl işlendiği sorularına alınan yanıtlar, tarihsel- toplumsal ortak bağ ve bütünlük dengesinde, kültür- müzik ilişkisinin etki gücünün kavranmasını sağlayabilecektir. Alınacak yanıtların güvenilirliği sistemli bir çalışma ile mümkündür. Sosyal bilimlerde bu görevi etnomüzikoloji disiplini üstlenmiştir. Etnomüzikoloji nedir, kapsamı ve temel kavramları nedir, güvenilir bilgilere nasıl ulaşır ya da ulaşabilir mi, sosyal bilimlerde yeri nedir vb. sorulara yanıt aramada, Türkçe kaynak yetersizliği, yazarı bu kitabı yazmaya yönlendirmiştir. Bu kitap, etnomüzikolojiye giriş niteliğindedir. Temel kavramları ve bilgileri vermek amacı taşımaktadır. Etnomüzikoloji alanındaki incelemelerde oluşturulacak başvuru kaynaklarına öncülük edebileceğini umuyorum. Etnomüzikoloji eğitimi veren, özellikle yüksek öğrenim kurumlarında bu disiplinin tanıtılmasına ve müzik araştırmacılarının bilimsel çalışmalarına bir katkı sağlayabilirse, bu kitap amacına ulaşmış olacaktır. Yayın künyeleri, hem dipnotlarda hem de en sonda kaynakça listesinde gösterilmiştir. Metin içinde kısaltma ile gösterme tekniği, okuma ve değerlendirmede akıcılığı engelleyebileceği düşüncesiyle tercih edilmemiştir. Açıklama notları da yine metinden kopmayı önlemek için aynı sayfada dipnot gösterme tekniği ile yazılmıştır. İçindekiler ÖNSÖZ BÖLÜM 1: ETNOMÜZİKOLOJİNİN TANIMI VE KAVRAMI A. Etnomüzikolojinin İlişkili Olduğu Disiplinler B. Etnoloji C. Müzikoloji/Müzik Bilim D. Etnomüzikolojinin Kısa Tarihçesi E. Türkiye’de Etnomüzikoloji BÖLÜM 2: MÜZİK
A. Kültür ve Müzik B. Müzik Sanatı C. Değerlendirme D. Sanatın Değerlendirilmesi E. Bir Müzik Eserinin Değerlendirilmesi BÖLÜM 3: KİMLİK
A. Ulusal Kimlik B. Etnik Kimlik C. Ulus-Devlet, Etniklik, Kimlik ve Müzik BÖLÜM 4: ETNOMÜZİKOLOJİDE MODEL VE YAKLAŞIMLAR
A. Alan Meriam’ın Modeli B. Timoty Rice’ın Modeli C. Merriam ve Rice Modeline Eleştiriler D. Yaklaşımlar Evrimcilik İşlevcilik Tarihselcilik Yapısalcılık Yorumlayıcı Antropoloji
SONUÇ KAYNAKÇA EKLER Ayten Kaplan: Kültürel Müzikoloji. Bağlam Yayınları: 244, İstanbul 2005, 126 S., ISBN 975-8803-29-8 |